Cumhuriyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumhuriyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2013 Çarşamba

Kent Konseyi Meydanda buluşuyor

Çanakkale Kent Konseyi 13 Eylül Cuma günü saat 20.30'da Cumhuriyet Meydanında bir araya geliyor. Cumhuriyet Meydanında gerçekleştirilecek buluşmada Kent Konseyinin çalışmaları hakkında bilgi paylaşımı yapılacak.

Türkiye’de alanında ilk çalışma olma özelliğini taşıyan ve 14 maddeden oluşan “Çanakkale Kenti Seçmen Beyannamesi”nin önemi ve yerel seçim sürecinde "Beyanname"nin adaylara benimsetilmesi ve seçim sonrasında da takip edilecek yolla ilgili açıklamalar yapılacaktır. Kent Konseyince gerçekleştirilebilir bir beyanname hazırlandığını belirten Genel Sekreter Gülay Sarışen;  hazırlanan beyannamede yer alan hak, özgürlük, fırsat ve olanakların kentimizde yaşayan bütün bireylere; cinsiyet, yaş, köken, inanç, sosyal ve ekonomik durum ve politik ayrım gözetmeksizin, eşit olarak sağlanmasını ve uygulanmasını mutlaka istediklerini ve beklediklerini belirtmiştir. Seçimlerden sonra da yeni oluşacak belediye meclisi ve belediye başkanlığını da bu çerçevede takip edeceklerini ifade eden Sarışen, bunun için de çalışma gruplarının kurulacağını söylemiştir.

Genel Sekreter Gülay Sarışen, Kent Konseyinin Cumhuriyet Meydanı'nda geniş katılımla gerçekleştireceği bu genel kurul toplantısının bir nevi "seçmenlerin" mitingi olacağını ve Seçmen Beyannamesi'nin halkla paylaşım toplantılarının Kasım ayı sonuna  kadar farklı şekillerde sürdürüleceğini belirtmiş ve bir şölen havasında geçecek toplantıya "kendini bu kentin bir parçası hisseden herkesi" davet ediyoruz demiştir.  


7 Eylül 2013 Cumartesi

Toplum Mühendislerine ithaf olunur

Çanakkale Ziraat Bankası da T.C. ibaresini kaldırdı. Duyarlı Çanakkaleliler de T.C ibaresini geri koydular. Şimdi yeni bir tartışma başladı. Türkiye Cumhuriyeti yazarak vatan mı kurtarıyorsunuz? Burada önemli olan toplum hassasiyeti.  Toplum mühendisliği çalışması yapmayı bilenlere bu duyarlı davranışlar iyi bir yanıt oluyor. T.C. ibaresi ile elbette vatan kurtulmaz ama Toplumun hassasiyeti ortaya çıkar. Nasıl Rabia selamı ile Mısır’da kimse kurtulmuyorsa.

Toplumun sinir uçlarını test etmeyi iyi bilen Amerikalılar’dan bu işi en iyi öğrenen AKP’liler toplumdaki bazı değerleri test etmeyi sürdürüyor. Askerliği, şehitliği, tarihi, geçmişi, siyaset adamalarını, bilim adamlarını, topluma yararlı işler yapanları değersizleştirme çalışmaları süren bu ideolojideki kişiler uzun bir süredir de Türkiye Cumhuriyeti’nin kısaltması olan T.C. ibaresi üzerine yoğunlaşmış durumdalar. Elbette basından satılık kalemler, onların mensupları da bu konuya alkış tutuyorlar.

 Bunu üzerinden sürüp giden tartışmanın bir ucu da vatan kurtarmaya kadar gidiyor. İşte bu şekilde, bu ifadelerle,  T.C. ibaresini geri koyma isteklerini küçültmeye önemsizleştirmeye çalışıyorlar. Eskiden onlara da yapılmıştı ya ‘Türban, baş örtüsünü çıkarıp okusa ne olur önemli olan eğitim değil mi’ denilmişti. Şimdi sıra onlarda. Yani onlar öyle düşünüyor. Sıraları geldi. Ama bunların amacı bu ülkenin değerlerini küçültmeye, bitirmeye, yok etmeye odaklanmış durumda. Toplum bunu kabul etmiyor. Tepki veriyor. Vermeye de devam edecek. Tepki verenleri kategorize etmeye de çalışıyorlar. Onları da başkalarından kopartmaya çalışarak. Örnek olarak “Ulusalcı” diyorlar. Onları da diğer yakın oldukları görüşten isimlerden kopartıp küçültecekler. Ama bu çalışmada tutmayacak. 

Aslında bu olup bitenlere şu açıdan da bakabiliriz. Bu T.C. ibaresinden en çok rahatsız olanlar AKP’liler ve PKK’lılar. O nedenle ikisi arasında bir fark olmadığı hep söylenir durur. Bu tartışmalı bir konudur. Ama toplumun yargısı bu yönde. Birileri de bu yargıyı ön plana çıkartabilir. Çünkü bu karşıt görüş dışında toplum mühendisi yok mu bu ülkede. Elbette var.

Şimdi tutup birileri bu ibare kalkınca ne olur. Ya da geri konsa ülkemi kurtulur gibi bir şeyler eveler geveler. Bu ülkeyi kurtarma derdi olanlar elbette var. Ama kimden derseniz AKP’den kurtarmak isteyenler var.  Çünkü bu işleri bu ülkenin başına getiren bu siyasal iktidar. Toplumun bu kadar derdi varken T.C. ibaresi ile uğraşan bu iktidar. Her yerde savaş çığırtkanlığı devam ederken etrafımız düşmanla sarılmışken bu iktidar bu işlerle uğraşıyor. Çünkü toplum bütün yoksunluğuna bütün yorgunluğuna bütün baskılara rağmen değerlerini korumaya çalışıyor. Ne yapsalar olmuyor. Bir türlü toplum değerlerinden vazgeçmiyor. O zaman ne yapıyorlar “Durmak yok yola devam” ama toplumda dinamik. Gezi parkı, ODTÜ direnişi, Gökkuşağı rengindeki merdivenler. Toplum bir  yerde buluşmayı birleşmeyi iyi biliyor. Ama karşı tarafta toplumu bölme yolunda onları düşüncelerine, davranışlarına, göre sınıflandırmak içim hem kendileri hem de medyaları ile saldırı içerisindeler. Ama olmuyor olmayacak. Toplum kendi değerlerini geçmişten bugüne taşıdığı değerlerini koruyacak. Bazen birkaç kişi, bazen binler, on binler, milyonlar. Hep bir konuda bir değeri korumak için bir araya gelecek. Ve AKP,  onun gibiler hiçbir zaman istediklerine ulaşamayacaklar.

Çanakkale de toplumun ne kadar da dinamik olduğunun örneği yaşandı. Bakmayın siz yarın öbürgün yazılacak, konuşulacak olanlara. Onlar değerlerinden vazgeçmeyenleri aşağılamaya çalışacaklar, hor görmek için ellerinden geleni yapacaklar, ama başaramayacaklar. Zannediyorlar ki toplumda tek değerli olan şey onların düşünceleri. Ama öyle değil.  Toplum AKP’nin karşısında dim dik durmaya devam edecek.
Sonuç olarak AKP’liler ve yandaşları, taraftarları, AKP sayesinde karnı doyanlar,  toplumun değerleri ile uğraşmayın. Boş yere yormayın kendinizi. Bu toplumu daha ileriye götürecek çalışmalar yapın. Bu size en içten çağrımızdır. Bir şey daha vatan mı kurtulacak diyenler için. Vatanı kurtarmak için umarım siz ve iktidarınız çalışacaktır.


15 Ağustos 2013 Perşembe

FESTİVALİN İKİNCİ GÜNÜNDE DE ETKİNLİKLER HIZ KESMEDİ...

 50.Uluslararası Troia Festivali kapsamındaki etkinlikler hız kesmeden devam ediyor. 12 Ağustos Pazartesi günü muhteşem bir açılışla başlayan festivalin ikinci gün etkinlikleri de dolu dolu geçti.

Yarım asırı geride bırakan festivalin ikinci gün etkinlikleri kapsamında Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN, eşi Hale GÖKHAN ile birlikte kentin çeşitli noktalarında açılışları gerçekleşen sergileri ziyaret etti. Başkan GÖKHAN, ilk olarak Prof. Dr. Türkan Saylan Belediye Sosyal Tesisleri'nde açılışları gerçekleşen 50. Uluslararası Troia Festivali Afiş Yarışması Sergisi, Çanakkale Belediyesi Yazar Sanatçı Evi Atölyeleri Karma Sergisi ile Seramik Rölyef Islak Keçe Sergisini gezdi. El emeği, göz nuru eserleri yakından inceleyen Başkan GÖKHAN, sergilenen eserler ve gerçekleştirilen çalışmalar hakkında da bilgi aldı.

Başkan GÖKHAN'ın ikinci durağı ise Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde Yörükler Derneği tarafından açılan Yörük Kültürü Sergisi oldu.



Dernek temsilcilerinin yörük poşusu hediye ettiği Başkan GÖKHAN, sergiyi oldukça beğendiğini ifade etti. Yörükler Derneği üyelerinin koleksiyonlarından oluşan ve yörük kültüründe yüzyıllardır kullanılan ev araç ve gereçleri, kıyafetler, tarım işlerinde kullanılan aletler gibi eserler diğer katılımcılar tarafından da büyük ilgi gördü.

Başkan GÖKHAN, ardından Çanakkale Belediyesi Seramik Müzesi'nde Derya ARSLAN'ın çalışmalarından oluşan Kazdağları'nda Sanat Çini ve Resim Sergisini de gezdi. GÖKHAN, özellikle Kazdağları'nda yetişen bitkilerin sanatsal açıdan sunumunu içeren sergi hakkında bilgiler aldı.



Başkan GÖKHAN, sergi ziyaretleri kapsamında son olarak Çimenlik Kalesi Muavenet-i Milliye Sergi Salonu'nda bulunan Piri Reis ve 1513 Dünya Haritası: 500 Yılın Gizemi isimli sergiyi de gezdi. Yüzyıllar önce oluşturulan haritaların seramik üzerine çizimlerinden oluşan sergi de büyük ilgi gördü.



Öte yandan, Çanakkale Belediyesi'nin çalışmalarının tanıtıldığı 'Neler Oluyor, Biliyor musunuz?' isimli sergi Troia Atı önünde festival süresi boyunca kentlilerimizle buluşacak. Yine Çanakkale Belediyesi ve Mavitay Çocukların Kültür Evi'nin ortak projesi olan Barış Atölyeleri Karma Sergisi de, Korfmann Kütüphanesi Sergi Salonu'nda sanat severlerin ziyaretine açık olacak.

FESTİVAL SPORSUZ OLMAZ

50. Uluslararası Troia Festivali etkinlikleri kapsamında Troia Festivali Futbol Şenliğinin açılış töreni ve plaket töreni de gerçekleştirildi. Hastanebayırı Semt Sahası'nda gerçekleşen etkinliğe Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN da katıldı. 13-15 Ağustos tarihleri arasında Fenerbahçe, Beşiktaş, Altınordu ve Hastanebayırıspor'un U-11 ve U-12 takımlarının dörtlü turnuva gerçekleştireceği etkinlikte Başkan GÖKHAN, katılımlarından dolayı takım temsilcilerine plaket takdim etti.


HALK BAHÇESİ'NDE 'ŞANS-ALGI-FARKINDALIK-BARIŞ' KONUŞULDU

 Festival etkinlikleri kapsamında, Halk Bahçesi Telefon Kafe önünde 'Şans-Algı-Farkındalık-Barış' isimli bir söyleşi de düzenlendi. Söyleşiye konuşmacı olarak Diş Hekimi Bilge ŞİMŞEK, Mimar İsmail ERTEN, İş adamı Aşkın DEĞİRMENCİ ve Mimar Bahattin KÖYLÜ katıldı.


 Açılış konuşmasını gerçekleştiren Mimar İsmail ERTEN, festivalin ana temalarından biri olan 'barış' olgusuna bu yıl huzur ve hoşgörü kavramlarının da eklendiğini belirtti. Çanakkale'de yaşamanın ayrıcalıklarına da değinen ERTEN, festivalin ilk gününde kameralar aracılığı ile tespit edildiği üzere 50 bini aşkın kişinin, kent sokaklarında festival etkinliklerine katıldığının gözlendiğini belirterek, bu rakamın bir kentte düzenlenen festival için çok önemli olduğuna vurgu yaptı.

Aslen İstanbullu olduğu halde yaklaşık 28 yıldır Çanakkale'de yaşadığını dile getiren Diş Hekimi Bilge ŞİMŞEK ise, Çanakkale'de yaşamanın bir ayrıcalık olduğunu söyledi. Çanakkale'de var olan değerlerin kıymetini kaybetmeden önce anlamak gerektiğini ifade eden ŞİMŞEK, "Çocuklarımızı da bu değerlere sahip çıkacak şekilde, güzel yetiştirelim" diye konuştu.

İşadamı Aşkın DEĞİRMENCİ ise, Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN'ın festivalin açılışında yapmış olduğu konuşmanın çok anlamlı olduğuna vurgu yaparak, bu konuşmanın Çanakkale'yi çok güzel anlattığını kaydetti. "Bu kentin oluşumunda herkesi kabullenme var" diyerek sözlerine devam eden DEĞİRMENCİ, üniversitenin, turizmin ve iş dünyasının bu kent için şans olduğunu belirtti.

Mimar Bahattin KÖYLÜ de, kent içerisinde farklılıkların barış içinde olması gerektiğine ilişkin bir konuşma yaptı.  Söyleşi, katılımcıların da temaya ilişkin görüşlerini belirtmesi ve karşılıklı sohbet ile son buldu. Söyleşiye Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN ve eşi Hale GÖKHAN başta olmak üzere, kentliler katılım sağladı.

ÖZGÜRLÜK PARKI'NDA CAZ KEYFİ


Festivalin ikinci gününde yer alan etkinlikler kapsamında caz müziğinin önemli kadın seslerinden biri olan Jülide ÖZÇELİK, Esenler Mahallesi Özgürlük Parkı'nda bir konser verdi. Hafif batı müziği ve caz müzik üzerine eğitim alan ÖZÇELİK, akıcı ve duru sesi ile kentlilerden büyük alkış aldı.


TİYATRO ETKİNLİKLERİ DE HIZ KESMİYOR
50.Uluslararası Troia Festivali kapsamında, tiyatro etkinlikleri de unutulmuyor. Festivalin ikinci günü de, Amfi Tiyatro'da Çanakkale Belediyesi Tiyatro Topluluğu tarafından hazırlanan 'Deliler Boşandı-Yaşasın Kavuniçi' isimli tiyatro oyunu sahnelendi. Tiyatro severler, oyunu beğeni ile izledi.







VOLKAN KONAK BÜYÜLEDİ



Festivalin ikinci gün finalini ise müziği ile ülke genelinde büyük beğeni toplayan Volkan KONAK gerçekleştirdi. 'Kuzeyin Oğlu' ismiyle de anılan ünlü sanatçının konserine ise, kentlilerin ilgisi büyük oldu. Konsere, Vali Vekili Cemal YILDIZER, Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN ve eşi Hale GÖKHAN, CHP Çanakkale Milletvekili Serdar SOYDAN da katılırken, onbinlerce kentli, Cumhuriyet Meydanı'ndaki konser alanına akın etti.

Konserleri nedeni ile Türkiye'nin her yerini gezdiğini belirten sanatçı Volkan KONAK, Çanakkale'ye ise övgüler yağdırdı. "Çanakkale, çok özel bir şehir. Boğazsa, boğazın kralı burada. Insansa, dünyanın en hümanist, en sorunsuz insanları var" diyen KONAK, konserinde Çanakkale Şehitlerini anmayı da ihmal etmedi. KONAK, şehitler için Nazım HİKMET'in 'Kuvayi Milliye Şehitleri' isimli şiirini seslendirdi.
 
Yaklaşık iki saat boyunca sahnede kalan Volkan KONAK,

gerek seslendirdiği şarkılar, gerekse seyirci ile olan iletişimi ile kentlilerden tam not aldı. Konserindeki pek çok şarkısını seyircilerle birlikte seslendiren KONAK, Çanakkalelilerden büyük alkış aldı.


Konserin sonunda ise Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN, ünlü sanatçı Volkan KONAK'a çiçek takdim etti. Başkan GÖKHAN, festival kapsamında ülke genelinde Volkan KONAK gibi büyük beğeni toplayan sanatçıları Çanakkale halkı ile buluşturmaya devam edeceklerini belirtirken, performansı nedeni ile KONAK'ı da tebrik etti.

29 Nisan 2013 Pazartesi

1 MAYISTA CUMHURİYET MEYDANI’NDAYIZ


Birleşik Kamu-İş’e bağlı Eğitim-İş Çanakkale Şubesi, Eğitim-İş Tekirdağ Şubesi, Eğitim-İş Kırklareli Şubesi ve  Eğitim-İş Gönen Temsilciliği 1 Mayıs’ı Çanakkale Cumhuriyet meydanı’nda kutlayacak.
1 Mayıs 2013 İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü kutlamalarının emeğin kazanılmış haklarına yönelik yeni saldırıların gündeme geldiği bir dönemde gerçekleştiğini ifade eden  Birleşik Kamu-İş İl Temsilcisi  Eğitim-İş Çanakkale Şube Başkanı Ahmet Bozdemir; "  AKP iktidarının, emperyalizmin bölgemizdeki politikalarıyla uyumlu olarak oluşturmak istediği yeni siyasal rejim, emekçi sınıfların sömürüsünü derinleştirdiği gibi aynı zamanda sermaye egemenliğini de pekiştirmiştir" dedi.


                                                                   
Bozdemir şunları söyledi; "   Bir yanda kıdem tazminatının kademeli olarak kaldırılması, Özel İstihdam Bürolarının kölelik büroları haline getirilmesi, taşeronluğun, güvencesiz ve kuralsız esnek çalışmanın “Ulusal İstihdam Stratejisi” adı altında yaygınlaştırılması, diğer yandan grev yasaklarında ısrar eden, emek sınıfının önüne konulan barajları koruyan, yasakçı bir sendikalar yasası, emekçiler için yıkıcı sonuçlar doğurmuştur.  Siyasi iktidarın dayatmalarıyla örgütsüz, güvencesiz, korumasız ve güvenliksiz bırakılan işyerlerinde yaşanan iş cinayetlerinde büyük artış yaşanmakta, milyonlarca işçi ölümün kucağında çalışma koşullarına terk edilmektedir.  4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikalarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile kamu emekçilerine anti demokratik çalışma ve yaşam koşullarının dayatılması, 4+4+4 düzenlemesi ile eğitim sisteminde yapılan gerici yasal düzenlemeler, 657 sayılı DMK’da yapılması planlanan değişiklikle iş güvencesinden yoksun bir kamu istihdamı oluşturulmak istenmesi siyasal iktidarın uyguladığı baskıcı politikaların en büyük göstergesidir.  Her türlü hak alma çabasının ve mücadelesinin baskı ve şiddet ile durdurulmak istendiği, işsizlik ve yoksulluğun kalıcılaştığı, sağlık ve eğitim alanının ticarileştiği, gazetecilerin, sendikacıların, aydınların tutuklandığı, sendikal hak ihlallerinin sürdüğü, baskının hakim olduğu bir dönemden geçmekteyiz.  Böylesine bir süreçte yüzü bağımsızlıktan, demokrasiden, özgürlükten yana olan tüm antiemperyalist kesimlerin kol kola girmeleri kaçınılmazdır.   Gün, etnik ve dinsel kimliklerin öne çıkarıldığı gün değil, tıpkı 1886 yılında olduğu gibi sınıf dayanışmasının öne çıkarılacağı; sömürgeciliğe karşı bağımsızlık bayrağının dalgalandırılacağı; emperyalizme karşı mazlum ulusların dayanışma içinde olacağı gündür.
Bu amaçla;  
-Emek ve Cumhuriyet karşıtı anayasaya hayır demek için
-657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değiştirilmesiyle, esnek, performansa dayalı ve güvencesiz çalışma tarzına dur demek için
-4688 sayılı kanunla yürütülen toplu sözleşme aldatmacasına karşı grevli toplu sözleşme hakkımız için
-4+4+4 yasası ile getirilen ırkçı, bölücü gerici eğitim sistemine dur demek için
-Sanata ve sanatçıya yapılan baskılara son vermek için
-Sözleşmeli Personel statüsü ve kölelik düzeni olan taşeron işçiliğe karşı durmak için
-İş cinayetlerine hayır demek için
-Özelleştirmeye dayalı talan ekonomisine son demek için
-Yargının iktidar güdümünden kurtarılıp bağımsız olması için
-Emperyalizm ve işbirlikçilerinin sözde “çözüm süreci” adıyla yürüttüğü, ülkemizi parçalama projesine dur demek için
-Ülkemizin komşu bölge ülkelerine karşı savaşa sürülmesine dur demek için
Yaşasın 1 Mayıs!
Yaşasın işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü! "