Troia etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Troia etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2013 Cuma

FESTİVAL COŞKUSU DEVAM EDİYOR...


50.Uluslararası Troia Festivali etkinlikleri üçüncü günde de hız kesmedi. Kentlilerin büyük ilgi gösterdiği etkinlikler gün boyu devam etti.

Festival kapsamında, Halk Bahçesi Telefon Kafe Önünde, son aylarda Türkiye gündeminden düşmeyen Gezi Parkı olaylarının ele alındığı 'Gazeteci Siyasetçi Taksimci, GEZİ' isimli söyleşi düzenlendi. Söyleşiye CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan GÜNAYDIN, TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp MUHÇU ve Gazeteci Gülşah KARADAĞ konuşmacı olarak katıldı.

Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN ve eşi Hale GÖKHAN, CHP Çanakkale Milletvekilleri Ali SARIBAŞ ve Serdar SOYDAN, CHP İl Başkanı Hamza KARAGÖZ, CHP Merkez İlçe Başkanı Nejat ÖNDER başta olmak üzere, iki aydan fazla bir süredir ülkenin bir numaralı gündem maddesi olan Gezi Parkı olaylarının konuşulduğu söyleşiye kentliler de büyük ilgi gösterdi. Söyleşide, Gezi Parkı olayları ile olayların öncesi ve sonrası konuşuldu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan GÜNAYDIN, olayları siyasi açıdan değerlendirirken, TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp MUHÇU Gezi Parkı olaylarının başlamasında payı bulunan Kentsel Dönüşüm sürecine ilişkin görüşlerini dile getirdi. Gazeteci Gülşah Karadağ ise, olayların medya ve gazeteciler açısından değerlendirmelerini anlattı. Söyleşi, karşılıklı sohbet ve soru cevap bölümü ile sona erdi.

HALK OYUNLARI GÖSTERİLERİNE BÜYÜK İLGİ

Festivalin ilk gününden itibaren, kentin çeşitli noktalarında gösterilerini devam ettiren halk oyunları ekipleri festivale renk katmaya devam ediyor. Hırvatistan, Macaristan, Moldova gibi yabancı ülkelerin yanısıra, Anadolu Turizm ve Folklor Derneği Ekibi ile Çanakkale Belediyespor Halk Oyunları Ekiplerinin gösterileri büyük ilgi topluyor. Halk oyunları ekipleri festivalin üçüncü günü kapsamında İsmetpaşa Mahallesi Muhtarlık ve Hizmet Evi önünde sahne aldı. Ekiplerin gösterileri, kentliler tarafından ilgiyle izlendi.

TİYATRO SEVERLER AMFİ TİYATRO'DA BİR ARAYA GELDİ

Kültür sanat etkinliklerinin hız kesmediği üçüncü günde, Amfi Tiyatro'da İstanbul Komedi Oyuncuları Topluluğu'nun hazırladığı 'Aşka Olan Meylim Senin Yüzünden' isimli oyun kentlilerle buluştu. Başrolleri, Kayra ŞENOCAK, Buket DEREOĞLU, Ercü TURAN ve Zeynep AYDEMİR'in paylaştığı, kadın erkek ilişkilerini güncel ve esprili bir dille anlatan oyun, kentlilerden de beğeni topladı.

 GELENEKSEL TÜRK MÜZİĞİ EZGİLERİ KALE'DE YANKILANDI

 İkinci Bahar, Ekmek Teknesi, Sev Kardeşim, Çınaraltı gibi sevilen Türk dizilerinin müzikleri ile tanınan, 1997 çıkışlı geleneksel Türk Müziği grubu İnce Saz, festivalin üçüncü gününde kentlilere unutulmaz bir gece yaşattı. Çimenlik Kalesi'nde düzenlenen ve çağdaş tınılar ile Türk Müziği makam ve perdelerinin iç içe geçtiği konser, kentlilerden de büyük alkış aldı.




GENÇLER CUMHURİYET MEYDANI'NA AKIN ETTİ

 Üçüncü gün etkinlikleri kapsamında bir konser de Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlendi. Özellikle gençlerin yakından takip ettiği rock müziğin beğenilen isimlerinden Gripin, meydanda gençleri coşturdu. Konsere olan yoğun ilgi, Demircioğlu Caddesi'ne kadar taştı. Gripin, muhteşem sahne performansıyla göz doldururken, gençler de grubun şarkılarına hep bir ağızdan eşlik etti.



15 Ağustos 2013 Perşembe

FESTİVALİN İKİNCİ GÜNÜNDE DE ETKİNLİKLER HIZ KESMEDİ...

 50.Uluslararası Troia Festivali kapsamındaki etkinlikler hız kesmeden devam ediyor. 12 Ağustos Pazartesi günü muhteşem bir açılışla başlayan festivalin ikinci gün etkinlikleri de dolu dolu geçti.

Yarım asırı geride bırakan festivalin ikinci gün etkinlikleri kapsamında Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN, eşi Hale GÖKHAN ile birlikte kentin çeşitli noktalarında açılışları gerçekleşen sergileri ziyaret etti. Başkan GÖKHAN, ilk olarak Prof. Dr. Türkan Saylan Belediye Sosyal Tesisleri'nde açılışları gerçekleşen 50. Uluslararası Troia Festivali Afiş Yarışması Sergisi, Çanakkale Belediyesi Yazar Sanatçı Evi Atölyeleri Karma Sergisi ile Seramik Rölyef Islak Keçe Sergisini gezdi. El emeği, göz nuru eserleri yakından inceleyen Başkan GÖKHAN, sergilenen eserler ve gerçekleştirilen çalışmalar hakkında da bilgi aldı.

Başkan GÖKHAN'ın ikinci durağı ise Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde Yörükler Derneği tarafından açılan Yörük Kültürü Sergisi oldu.



Dernek temsilcilerinin yörük poşusu hediye ettiği Başkan GÖKHAN, sergiyi oldukça beğendiğini ifade etti. Yörükler Derneği üyelerinin koleksiyonlarından oluşan ve yörük kültüründe yüzyıllardır kullanılan ev araç ve gereçleri, kıyafetler, tarım işlerinde kullanılan aletler gibi eserler diğer katılımcılar tarafından da büyük ilgi gördü.

Başkan GÖKHAN, ardından Çanakkale Belediyesi Seramik Müzesi'nde Derya ARSLAN'ın çalışmalarından oluşan Kazdağları'nda Sanat Çini ve Resim Sergisini de gezdi. GÖKHAN, özellikle Kazdağları'nda yetişen bitkilerin sanatsal açıdan sunumunu içeren sergi hakkında bilgiler aldı.



Başkan GÖKHAN, sergi ziyaretleri kapsamında son olarak Çimenlik Kalesi Muavenet-i Milliye Sergi Salonu'nda bulunan Piri Reis ve 1513 Dünya Haritası: 500 Yılın Gizemi isimli sergiyi de gezdi. Yüzyıllar önce oluşturulan haritaların seramik üzerine çizimlerinden oluşan sergi de büyük ilgi gördü.



Öte yandan, Çanakkale Belediyesi'nin çalışmalarının tanıtıldığı 'Neler Oluyor, Biliyor musunuz?' isimli sergi Troia Atı önünde festival süresi boyunca kentlilerimizle buluşacak. Yine Çanakkale Belediyesi ve Mavitay Çocukların Kültür Evi'nin ortak projesi olan Barış Atölyeleri Karma Sergisi de, Korfmann Kütüphanesi Sergi Salonu'nda sanat severlerin ziyaretine açık olacak.

FESTİVAL SPORSUZ OLMAZ

50. Uluslararası Troia Festivali etkinlikleri kapsamında Troia Festivali Futbol Şenliğinin açılış töreni ve plaket töreni de gerçekleştirildi. Hastanebayırı Semt Sahası'nda gerçekleşen etkinliğe Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN da katıldı. 13-15 Ağustos tarihleri arasında Fenerbahçe, Beşiktaş, Altınordu ve Hastanebayırıspor'un U-11 ve U-12 takımlarının dörtlü turnuva gerçekleştireceği etkinlikte Başkan GÖKHAN, katılımlarından dolayı takım temsilcilerine plaket takdim etti.


HALK BAHÇESİ'NDE 'ŞANS-ALGI-FARKINDALIK-BARIŞ' KONUŞULDU

 Festival etkinlikleri kapsamında, Halk Bahçesi Telefon Kafe önünde 'Şans-Algı-Farkındalık-Barış' isimli bir söyleşi de düzenlendi. Söyleşiye konuşmacı olarak Diş Hekimi Bilge ŞİMŞEK, Mimar İsmail ERTEN, İş adamı Aşkın DEĞİRMENCİ ve Mimar Bahattin KÖYLÜ katıldı.


 Açılış konuşmasını gerçekleştiren Mimar İsmail ERTEN, festivalin ana temalarından biri olan 'barış' olgusuna bu yıl huzur ve hoşgörü kavramlarının da eklendiğini belirtti. Çanakkale'de yaşamanın ayrıcalıklarına da değinen ERTEN, festivalin ilk gününde kameralar aracılığı ile tespit edildiği üzere 50 bini aşkın kişinin, kent sokaklarında festival etkinliklerine katıldığının gözlendiğini belirterek, bu rakamın bir kentte düzenlenen festival için çok önemli olduğuna vurgu yaptı.

Aslen İstanbullu olduğu halde yaklaşık 28 yıldır Çanakkale'de yaşadığını dile getiren Diş Hekimi Bilge ŞİMŞEK ise, Çanakkale'de yaşamanın bir ayrıcalık olduğunu söyledi. Çanakkale'de var olan değerlerin kıymetini kaybetmeden önce anlamak gerektiğini ifade eden ŞİMŞEK, "Çocuklarımızı da bu değerlere sahip çıkacak şekilde, güzel yetiştirelim" diye konuştu.

İşadamı Aşkın DEĞİRMENCİ ise, Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN'ın festivalin açılışında yapmış olduğu konuşmanın çok anlamlı olduğuna vurgu yaparak, bu konuşmanın Çanakkale'yi çok güzel anlattığını kaydetti. "Bu kentin oluşumunda herkesi kabullenme var" diyerek sözlerine devam eden DEĞİRMENCİ, üniversitenin, turizmin ve iş dünyasının bu kent için şans olduğunu belirtti.

Mimar Bahattin KÖYLÜ de, kent içerisinde farklılıkların barış içinde olması gerektiğine ilişkin bir konuşma yaptı.  Söyleşi, katılımcıların da temaya ilişkin görüşlerini belirtmesi ve karşılıklı sohbet ile son buldu. Söyleşiye Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN ve eşi Hale GÖKHAN başta olmak üzere, kentliler katılım sağladı.

ÖZGÜRLÜK PARKI'NDA CAZ KEYFİ


Festivalin ikinci gününde yer alan etkinlikler kapsamında caz müziğinin önemli kadın seslerinden biri olan Jülide ÖZÇELİK, Esenler Mahallesi Özgürlük Parkı'nda bir konser verdi. Hafif batı müziği ve caz müzik üzerine eğitim alan ÖZÇELİK, akıcı ve duru sesi ile kentlilerden büyük alkış aldı.


TİYATRO ETKİNLİKLERİ DE HIZ KESMİYOR
50.Uluslararası Troia Festivali kapsamında, tiyatro etkinlikleri de unutulmuyor. Festivalin ikinci günü de, Amfi Tiyatro'da Çanakkale Belediyesi Tiyatro Topluluğu tarafından hazırlanan 'Deliler Boşandı-Yaşasın Kavuniçi' isimli tiyatro oyunu sahnelendi. Tiyatro severler, oyunu beğeni ile izledi.







VOLKAN KONAK BÜYÜLEDİ



Festivalin ikinci gün finalini ise müziği ile ülke genelinde büyük beğeni toplayan Volkan KONAK gerçekleştirdi. 'Kuzeyin Oğlu' ismiyle de anılan ünlü sanatçının konserine ise, kentlilerin ilgisi büyük oldu. Konsere, Vali Vekili Cemal YILDIZER, Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN ve eşi Hale GÖKHAN, CHP Çanakkale Milletvekili Serdar SOYDAN da katılırken, onbinlerce kentli, Cumhuriyet Meydanı'ndaki konser alanına akın etti.

Konserleri nedeni ile Türkiye'nin her yerini gezdiğini belirten sanatçı Volkan KONAK, Çanakkale'ye ise övgüler yağdırdı. "Çanakkale, çok özel bir şehir. Boğazsa, boğazın kralı burada. Insansa, dünyanın en hümanist, en sorunsuz insanları var" diyen KONAK, konserinde Çanakkale Şehitlerini anmayı da ihmal etmedi. KONAK, şehitler için Nazım HİKMET'in 'Kuvayi Milliye Şehitleri' isimli şiirini seslendirdi.
 
Yaklaşık iki saat boyunca sahnede kalan Volkan KONAK,

gerek seslendirdiği şarkılar, gerekse seyirci ile olan iletişimi ile kentlilerden tam not aldı. Konserindeki pek çok şarkısını seyircilerle birlikte seslendiren KONAK, Çanakkalelilerden büyük alkış aldı.


Konserin sonunda ise Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN, ünlü sanatçı Volkan KONAK'a çiçek takdim etti. Başkan GÖKHAN, festival kapsamında ülke genelinde Volkan KONAK gibi büyük beğeni toplayan sanatçıları Çanakkale halkı ile buluşturmaya devam edeceklerini belirtirken, performansı nedeni ile KONAK'ı da tebrik etti.

14 Ağustos 2013 Çarşamba

50.ULUSLARARASI TROİA FESTİVALİ MUHTEŞEM ETKİNLİKLERLE BAŞLADI...


 Çanakkale Belediyesi tarafından 'Barış Kültürümüz Olsun' ve 'Şansımı Seviyorum' sloganları ile birlikte bu yıl 50.'si düzenlenen Uluslararası Troia Festivali, görkemli bir açılışla başladı. Geleneksel festival korteji renkli görüntülere sahne olurken, ilk gün etkinliklerine kentlilerin de ilgisi yoğun oldu.
50. Uluslararası Troia Festivali'nin açılışını simgeleyen kortej yürüyüşü Belediye Önünden başladı.

Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN, CHP Çanakkale Milletvekilleri Ali SARIBAŞ ve Serdar SOYDAN, CHP İl Başkanı Hamza KARAGÖZ, CHP Merkez İlçe Başkanı Nejat ÖNDER başta olmak üzere, festivale yurt içi ve yurtdışından katılan ekipler ile çok sayıda kentli korteje yoğun bir katılım sağladı. Demircioğlu Caddesi, Çarşı Caddesi, İskele ve Kordon boyundan geçen kortej, kentlilerin de yoğun bir ilgisi ile Halk Bahçesi'ne kadar yürüdü. arım asırı geride bırakan Uluslararası Troia Festivali'nin açılışı, bu sene 50 yıl önce ilk düzenlendiği yer olan Halk Bahçesi'nde gerçekleşti. Açılış programında ilk olarak, 50 yıl önce festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere plaket takdim edildi.

"YILLAR ÖNCE BAŞLATILMIŞ BİR DEĞERİ, YARIM ASIRDIR AYAKTA TUTUYORUZ"

Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN, açılış konuşmasına festivalin 50. yılına ulaşmaktan dolayı duyduğu mutluluğu ifade ederek başladı. GÖKHAN, "Bu yıl ki gurur, yıllar önce başlatılmış bir değeri yarım asırdır ayakta tutuyor olmanın getirdiği bir gurur" diye konuştu. 
Festivalin kentin sosyal, kültürel, ticari pek çok anlamda gelişip ilerlemesine öncülük ettiğini kaydeden Başkan GÖKHAN, "Festival bu kentin, dışa açılan penceresi, aydınlık yüzü, herkesin heyecanla yolunu gözlediği sosyalleşme aracı oldu" dedi.
 
"FESTİVALİ ARACI KILIP 'BARIŞ' DİYORUZ"

Başkan GÖKHAN, konuşmasında barışa vurgu yapmayı da ihmal etmeyerek, "Uzun yıllardır, festivali fırsat bilip festivali aracı kılıp Barış, Barış diyoruz. Kendinle, ötekinle, geçmişinle, geleceğinle barış diyoruz. Neden Barış? Çünkü barış hep eksik yanımız, çünkü barış tek doyuramadığımız açlığımız...Maalesef tarih boyunca hep varmış barışa özlem ve hiç bitmiyor. Emperyal güçlerin dünya üzerindeki bitmek tükenmek bilmeyen ihtirasları, sürekli iştahlarını kabartan yeni dünya düzenleri yaratma hevesleri, bu heveslerini hayata geçirirken yitirilen canlar, barışı hep başka baharlara erteliyor. Özellikle son dönemlerde ülkemiz de demokrasi ve özgürlüklerden yana ciddi sınavlardan geçiyor. Mayıs ayının son günlerinde Gezi Parkı’nda filizlenen tohumlar, gençlerin biz de varız, bizim de söyleyecek sözümüz var, benim varlığımı göz ardı edemesin direnişi, bu ülkede pek çok şeye karşı umudunu yitirmiş milyonlarca insanın sarıldığı can simidi gibi oldu. Gezi bir domino etkisi yarattı ve yıllardır söz hakkı elinden alınmış, tercihleri yok sayılmış,  fikrine danışılmamış, ihmal edilmiş, hor görülmüş insanlar, gezi ile silkinerek ayağa kalktılar. Ama bu tamamen sivil ve romantik varoluş mücadelesine karşı kullanılan aşırı ve orantısız güç, yeniden yeşeren heveslerimize filizlenen heyecanlarımıza biber gazı olup gözyaşı döktürdü, cop olup toma olup insanlık onuruna onulmaz yaralar açtı.”

Çanakkale'den dünyaya barış mesajını ileten Başkan GÖKHAN, sadece Türkiye gündemine değil, uluslararası gündeme de değinerek, "Çanakkale’den barışa festival aracılığıyla kültürle, sanatla bir kez daha selam dururken, Ortadoğu’da yanı başımızdaki komşularımızda, Afrika’da yaşanan çatışmaların, akan kardeş kanının durması, silahların susmasını diliyorum. Maalesef milyonlarca insan, doğdukları, sevgiyle bağlı oldukları vatanlarından savaş nedeniyle kaçarak ayrılmak zorunda kalıyor ve sığındıkları ülkelerde çok güç koşullar altında yaşıyorlar. Hiç kimsenin savaş nedeniyle topraklarından kopmaması, hiçbir çocuğun aç uyumaması , hiçbir gencin batırılan bir mülteci teknesinin enkazı ardından yapayalnız kıyıları vurmamasını temenni ediyorum" dedi.

 Eyüp Sabri Özkan, Hüseyin Uluarslan, Emel Altan Ege ( Cahit Altan’ın kızı ), Hektor Öktem
FESTİVALİN ÇINARLARI ONURLANDIRILDI...

Bundan 50 yıl önce gösterdiği üstün çabaları ile festivalin doğuşuna vesile olan başta İzzet Melih Dilmaç olmak üzere festivalin yaşayan değerleri ve emektarları Eyüp Sabri Özkan, Hüseyin Uluarslan, Emel Altan Ege ( Cahit Altan’ın kızı ), Hektor Öktem festivalin 50. yılı anısına festivalin ilk doğduğu yer olan Halk Bahçesinde plaket ve çiçek ile onurlandırıldılar.
Festivalin çınarlarına ödüllerini Çanakkale Milletvekilleri Serdan Soydan ve Ali Sarıbaş, Vali Vekili Cemal Yıldızer, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan takdim ederken İzzet Melih Dilmaç festivalin nasıl ve ne zorluklar içerisinde başladığından bahsederek bu bayrağı bugüne kadar taşıyan ve bu noktalara getiren Çanakkale Belediyesine teşekkür etti.

ÖDÜL BU YIL ÇANAKKALE HALKININ

Başkan GÖKHAN'ın açılış konuşmasının ardından ise ilk olarak 50. Uluslararası Troia Festivali Afiş Yarışması'nda dereceye girenlere ödülleri takdim edildi. Bu yıl 9.su düzenlenen Afiş Tasarım Yarışmasına 23 üniversiteden katılan 144 eser arasından 1. seçilerek festivalin görsellerini süsleyen tasarımı ile ödül almaya hak kazanan Kocaeli Üniversitesinden Erhan Yalur’a ve mansiyon ödülü sahiplerine ödülleri takdim edildi.
Her yıl, bilim, sanat, kültür alanlarında isim yapmış, toplumları etkilemiş isimlere verilen Homeros Bilim Kültür Sanat Ödülü ise, bu yıl Çanakkale halkının oldu. Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN, Çanakkale halkını temsilen Mavitay ve Çanakkale Belediyesi tarafından düzenlenen Barış Atölyelerine katılan çocuklara ödülü takdim etti. GÖKHAN, ödülün Kent Müzesi'nde sergileneceğini belirtirken, ödülü alan çocukların 'Barış Çocuklardır' diye haykırması ise büyük alkış aldı. Festivalin resmi açılış programı, müzik dinletisi ile son buldu.

YARIM ASIRA YAKIŞAN ETKİNLİKLERE BÜYÜK İLGİ

kerem görsev
50.Uluslararası Troia Festivali'nin ilk gün etkinlikleri ise dolu dolu geçti. Halk Bahçesi'nde düzenlenen açılış programının hemen ardından Çimenlik Kalesi'nde ülkenin yetiştirmiş olduğu önemli caz müzisyenlerinden Kerem GÖRSEV sahne aldı. Çimenlik Kalesi'nin tarihi atmosferinde caz müziğinin en güzel ezgileri yankılanırken, konsere Belediye Başkanı Ülgür GÖKHAN ve eşi Hale GÖKHAN başta olmak üzere çok sayıda kentli katıldı.  Yaklaşık bir buçuk saat süren konser sonunda Başkan GÖKHAN, ünlü müzisyen Kerem GÖRSEV'e çiçek takdim etti.

ANADOLU ATEŞİ BÜYÜLEDİ


Ünü dünyaya yayılan dans topluluğu Anadolu Ateşi'nin gösterisi de ilk gün etkinlikleri arasında yer aldı. Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleşen gösteriye kentlilerimizin de ilgisi büyük oldu. Anadolu Ateşi'nin dans ve davul ritimlerine, kentliler de alkışlarıyla katıldı.




KENT, ETKİNLİKLERLE CANLANDI
Festivalin 50. yılına yakışacak nitelikte dolu dolu hazırlanan program kapsamında, çok sayıda etkinlik kentli ile buluştu. Barbaros Mahallesi Barış Kordonu'nda Grup Ezgi'nin konseri türkü severlerle buluşurken,

Esenler Mahallesi Özgürlük Parkı'nda da Hedon, Roman Dans Grubu ve Boğaz Saz Grubu'nun gösterileri de büyük ilgi gördü. Festival kapsamında tiyatro severler de unutulmadı. Amfi Tiyatro'da İstanbul Halk Tiyatrosu ekibinin sahnelediği Bezirgan isimli tiyatro oyununa, kentliler yoğun bir katılım gösterdi.

Aynı zamanda festivale Hırvatistan, Macaristan, Moldova'dan katılan yabancı konuklar ile Anadolu Turizm ve Folklor Derneği Ekibi ve Çanakkale Belediyespor Halk Oyunları Ekibi'nin folklor gösterileri de ilgi ile izlendi.


ETKİNLİKLER HIZ KESMİYOR

Festivalin bugünkü programında ise, Halk Bahçesi Telefon Kafe önünde saat 19:00'da gerçekleşecek olan 'Şans-Algı-Farkındalık-Barış' isimli söyleşi, Özgürlük Parkı'nda saat 21:30'da Jülide ÖZÇELİK konseri, saat 22:00'da Cumhuriyet Meydanı'nda Volkan KONAK konseri ve Çanakkale Belediyesi Tiyatro Topluluğu tarafından sahnelenen ve 21:00'da Amfi Tiyatro'da kentlilerle buluşacak olan 'Deliler Boşandı-Yaşasın Kavuniçi' isimli tiyatro oyunu bulunuyor.

Festivalin ikinci gün etkinlikleri kapsamında ayrıca kentin çeşitli noktalarında folklor gösterileri, sergiler ve çeşitli etkinlikler de yer alacak. Tüm kentlilerimizi etkinliklere davet ediyoruz...

7 Haziran 2013 Cuma

50. ULUSLARARASI TROİA FESTİVALİ AFİŞİ BELLİ OLDU


Çanakkale Belediyesi Uluslararası 50. Troia Festivali Afiş Yarışması sonuçları belli oldu.
Erhan Yalur’un tasarımı birinci seçilerek Festivalimizin 50.yılını temsil etmeye hak kazanırken; Şeyda Günönü, Şevval Ceylan ve Gökhan Eser’in tasarımları Mansiyon kazandı.



31 Mayıs 2013 tarihinde sona eren yarışmanın değerlendirilmesi; Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ezgi Arıduru, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç.Dr. Didem Çatal,  Grafikerler Meslek Kuruluşu YEKON Üyesi Turgut Erentürk, Kültür Üniversitesi Öğretim Görevlisi Rauf Kösemen, Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mahmut Soyer, Troia Tübingen Vakfı Başkanı Enver Yılmaz ve Çanakkale Belediyesi Başkan Danışmanı Remzi Yiğit’ten oluşan jüri tarafından 03 Haziran 2013 tarihinde yapıldı. 













Yarışmaya katılan eserler şu şekilde;

Erhan Yalur, Kocaeli Üniversitesi, 3 eser
Şeyda Günönü, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Şevval Ceylan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, 1 eser
Gökhan Eser, Çanakkale Onsekiz Mart üniversitesi, 1 eser
Mithat Kara, Tasarımcı, 3 eser
Mustafa Koç, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Sevilay Sert Gazi Üniversitesi, 3 eser
Duygu Ceylan, Gazi Üniversitesi,  3 eser
Umut Gündüz, Kocaeli Üniversitesi, 3 eser
Ercan Öztabak, Çanakkale onsekiz Mart Üniversitesi, 1 eser
Elinur Erkumru, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Alptekin Soy, Gazi Üniversitesi, 3 eser
İsmigül Mutlu, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, 1 eser
Ali Arıkel, Hacettepe Üniversitesi, 1 eser
Macide Sultan Yeter, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Levent Kıranoğlu, İstanbul Üniversitesi, 2 eser
Nurettin Karakeçi, Marmara Üniversitesi, 3 eser
Mert A. Merdim, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, 1 eser
Burçak Tanrıverdi, İzmir Yaşar Üniversitesi, 2 eser
Esma Çeker Marmara Üniversitesi, 1 eser
Özlem Kavuklu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2 eser
Gökay Bayralı, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Akif Çitil, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, 1 eser
Elif Sinem Hacim, Marmara Üniversitesi, 1 eser
Pembe şen, Süleyman Demirel Üniversitesi, 2 eser
Hande Damar, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Kağan Kaya, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, 1 eser
Nursena Apaydın, Mimar Sinan Güzel sanatlar Üniversitesi, 1 eser
Zümbül Vardar, Marmara Üniversitesi, 2 eser
Melike Tetik, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, 1 eser
Seda Selin Boz, Marmara Üniversitesi, 1 eser
Gülden Sönmüş, Marmara Üniversitesi, 1 eser
Aylin Acar, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Mehmet Işık, Doğuş Üniversitesi, 2 eser
Günay Durak, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, 1 eser
Sultane Yılmaz, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, 1 eser
Hasan Şahin, Marmara Üniversitesi, 1 eser
Yeliz Köroğlu, Gazi üniversitesi, 3 eser
Nisa Ünver, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Veli Aydın Müsüroğlu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2 eser
Semra Kulkul, Marmara Üniversitesi, 1 eser
Esra Yıldırım, Marmara Üniversitesi, 1 eser
Alper Zeki, Tasarımcı, 1 eser
Cemalettin Mutver, Tasarımcı, 1 eser
Hülya Dişli, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Deniz Mısır, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Kübra Demirel, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Elif Öksüz, Yıldız Teknik Üniversitesi Mezunu, 1 eser
Kaan Kale, Bilecik üniversitesi Bozüyük MYO, 1 eser
Mesut Memiş Sarı, İstanbul Arel Üniversitesi, 3 eser
Umut Çokçağlayan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mezunu, 1 eser
Oğuzhan Cengiz, Mersin Üniversitesi Mezunu, 2 eser
Necip Güveniş, Kocaeli Üniversitesi, 2 eser
Aslı Ertan, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Gürkan Öztürk, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Bozüyük MYO, 1 eser
Seren Narlı, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Aydın Üzmez, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 1 eser
Betül Eker, Bilecik Üniversitesi Bozüyük MYO, 1 eser
Sümeyye Erim, Marmara Üniversitesi, 1 eser
Nilay Hazal Başarır, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Caner Mis, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 1 eser
Kübra Özkan, Bilecik Şeyh Eedebali Üniversitesi Bozüyük MYO, 1 eser
Gamze Dülker, Bilecik Şeyh Eedebali Üniversitesi Bozüyük MYO, 1 eser
Mesutcan Demiröz, Bilecik Şeyh Eedebali Üniversitesi Bozüyük MYO, 1 eser
Gizem Kara, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, 1 eser
Ahmet Solmaz, Bilecik Şeyh Eedebali Üniversitesi Bozüyük MYO, 1 eser
Gökhan Soylu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 1 eser
Esma Hayır, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Deniz Kürşad, Hacettepe Üniversitesi, 1 eser
Ömer Bahir Kabil, Kocaeli Üniversitesi, 3 eser
Yusuf Kara, Grafiker, 1 eser
Ümit Celal Külekçi, Bilecik Şeyh Eedebali Üniversitesi Bozüyük MYO, 1 eser
Vural Uçar, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 1 eser
Şenay Pilatin, Marmara Üniversitesi, 1 eser
Sedat Tekfidan, İstanbul Aydın Üniversitesi, 1 eser
Mehmet Selçuk, Öğretmen, 1 eser
Kemalcan Başaran, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, 1 eser
Berna Mural, Marmara Üniversitesi, 1 eser
Yasin Ağın, Bilecik Şeyh Eedebali Üniversitesi Bozüyük MYO, 1 eser
Gamze Kuruç, Gazi Üniversitesi, 3 eser
Sinem Çetin, Kocaeli Üniversitesi, 1 eser
Sinem Coşkun, Gazi üniversitesi, 3 eser

3 Mayıs 2013 Cuma

Ahmet Özhan’a Fahri Doktora Unvanı Verildi



Klasik Türk Müziğine besteleriyle yapmış olduğu sanatsal hizmetlerden ve geleneksel sanat müziğini koruyarak gelecek kuşaklara taşınmasına yaptığı katkılardan dolayı Klasik Türk Sanat Müziği bestecisi ve solisti Ahmet Özhan’a fahri doktora unvanı verildi.


Troia Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törene Vali Vekili Hüseyin Kulözü, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Çanakkale il protokolü, kurum ve kuruluş temsilcileri, çok sayıda akademik, idari personel ile öğrenci katıldı. Tören öncesi Ahmet Özhan, Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner’i makamında ziyaret etti.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan tören Grup Sırname’nin müzik dinletisi ile devam etti.


“Üniversiteler standart koyan ve kişilerin yeterliliklerini teyit eden kurumlardır”

Müzik dinletisinin ardından konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner şunları söyledi; "Üniversiteler eğitim veren ve bilimsel faaliyetlerde bulunan yerler olduğu kadar, standart koyan ve o standartlara göre kişilerin yeterliliklerini de teyit eden kurumlardır. Dört yıllık lisans eğitiminin sonunda verilen diploma, yetki diplomasıdır. Yüksek lisans da ise yüksek yetkiye sahip olursunuz. Lisans diplomasına sahipseniz bir işte çalışabilirsiniz. Doktora ise kişiyi filozof yapar. Doktora dediğimiz derece, bir alanda söz sahibi yapar kişiyi. Bu konuşabilirlik yetkisini şahıs üniversite gibi kurumlardan alabileceği gibi hayatın içerisinde profesyonel çalışma alanında göstermiş olduğu performans, oraya yapmış olduğu katkı ile de sağlayabilir. Bir avukat, bir ses sanatçısı, bir sporcu illa bir üniversitede bu katkıyı vermek zorunda değildir. Fahri doktora, fahri yüksek lisans, fahri profesörlük gibi unvanlar bu maksatla konulmuştur. Üniversitelerin üniversite dışında, yetkinliğini alanında kanıtlamış olan kişilerin bu donanımlarını teyit etmesi maksadıyla konulmuş bir unvandır.
ÇOMÜ de belli bir alanda eğitime, bilime, Türkiye’ye, genel insanlığa üstün hizmetleri olmuş, bilime faaliyetleri ile görüşleri ile kayda değer bir katkı sağlamış, bir disiplinin uygulanmasında geliştirdiği yöntem ve usulleri ile yenilikler getirmiş kişilere mevzuatta belirtilen şartlar yerine getirilmek kaydıyla fahri unvanlar vermektedir. Sayın Ahmet Özhan bu şartları fazlasıyla yerine getirmiş Türk sanatının abide isimlerinden bir tanesidir. Türk kültürünün korunması ve geliştirilmesinde büyük katkıları bulunan Sayın Ahmet Özhan’a ÇOMÜ Senatosunun oybirliği ile aldığı karar doğrultusunda fahri doktora unvanı verilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar ile birlikte Sayın Ahmet Özhan’da ÇOMÜ bilim, eğitim ailesinin bir parçası oluyor. ÇOMÜ olarak insanımızın, sanat dünyasının, Türk milletinin kalbinde zaten her türlü unvanı almış olan bir ismi burada konuk ediyoruz. Kendisine kalbimizde zaten mevcut olan bir dereceyi, unvanı kâğıda da dökerek, cübbeye de dönüştürerek takdim etmek için buradayız”.

Rektör Laçiner’in konuşmasının ardından ÇOMÜ İletişim Fakültesi tarafından hazırlanan ve Ahmet Özhan’ın özgeçmişini aktaran kısa film izlendi. Sonrasında ise ÇOMÜ Senatosu tarafından alınan fahri doktora kararı Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükriye Aras Hisar tarafından okundu. Kararın okunmasının ardından ÇOMÜ akademik kıyafeti Ahmet Özhan’a takdim edilerek giydirildi. Salonda bulunanlar cübbenin takdimine ayağa kalkarak şahitlik ettiler.  Ahmet Özhan’a Fahri Doktora Beratı ve ÇOMÜ kimliği Vali Vekili Hüseyin Kulözü ve Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner tarafından takdim edildi.


“Bir insanın yaşayabileceği en büyük onurlardan birini yaşıyorum”

Törenin ardından konuşma yapan Ahmet Özhan, şunları söyledi; “Bir insanın yaşayabileceği en büyük onurlardan birini yaşıyorum. Kendimi çok talihli hissediyorum. Bütün bunların yaratıcısı Cenab-ı Hakk’a sonsuz hamd ü sena ediyorum. Üniversite insanlara yeterlilik veren, hayata dâhil olmalarını sağlayan en değerli kurumlardan biri. Böyle bir şerefi üniversiteniz bana tebliğ ettiği için Rektörümüz başta olmak üzere bütün senato üyelerine kalbi teşekkürlerimi, şükranlarımı arz ederim. Bendeniz 45 yılı bulan profesyonel sanat hayatımda ancak ekmeğini yediğim, suyunu içtiğim, havasını soluduğum, canımdan çok sevdiğim ülkemin kültürüne hizmet etmek için yaşarım. Bu musiki dalında temayüz etti. Bizim musikimiz bu topraklarda yaşayan 2000 yıllık devlet geleneği olan, Cumhurbaşkanlığı forsunda 16 yıldızı taşıyan, yani 16 entelektüel yapının oluşmasını başarmış ve dönüştürmüş olan Türk milletinin duygu ve düşüncelerini en estetik, en latif bir şekilde açığa çıkartan sanat dalıdır. Burada dışsal ya da içsel bütün yapılanmışlıklarınızın ifade edilmesi söz konusudur. Bir milletin musikisine baktığınız zaman o milletin karakterine varabilirsiniz.

“Musiki beşikten mezara bir olaydır”

Musiki beşikten mezara bir olaydır. Anne karnında dünyaya geliriz kulağımıza ezan okunur melodisi vardır. Annemizin kucağında, ayağında sallanırız ninni dinleriz hicaz makamındadır. Hayatın bütün sürecinde musiki vardır. En son durağımız olan kabrimize koyarlar, yine başucumuzda Kur’an-ı Kerim okurlar melodisi vardır. Musiki böyle aziz bir elemandır.  Bu şekilde yaklaşmak, bu şekilde araştırmak, bu şekilde hissetmek ve bu şekilde icra etme söz konusu olduğu zaman her iş gibi musikiyi icra etmek bir ibadettir”.

ÇOMÜ’de GDO Tartışıldı



Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi tarafından Troia Kültür Merkezi’nde düzenlenen Vali Yardımcısı Cemal Yıldızer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükriye Aras Hisar’ın üniversite yöneticilerinin ve çok sayıda akademisyen ve öğrencinin katıldığı “Genetiği Değiştirilmiş Mikroorganizmalar ve Gıda Güvenliği" konulu panele ilgi büyüktü.

Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cengiz Caner yaptığı açılış konuşmasında, GDO’nun insan sağlığına olan etkileri günümüzde en çok tartışılan konulardan biridir diyerek bu panelin amacının GDO’nun iyi ya da kötü olduğuna ikna etmek olmadığını, GDO’nun ne olduğunu ve niçin olduğunu bilimsel kriterler eşliğinde tartışmak olduğunu söyledi.

Panelin konuşmacılarından Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikrettin Şahin, bilim insanının taraf olmadığını,  olayın resmini çektiğini söyleyerek bu konuda iki farklı görüşün olduğunu ifade etti. GDO’nun insan sağlığını tehdit eden, biyolojik çeşitliliğe zarar veren çok ciddi risklerinin olduğunu savunan olumsuz görüş ile insan ve çevre sağlığını koruyan bir teknoloji olduğunu savunan olumlu görüşlerin bakış açılarından söz etti. ABD’de mısırın %85, soyanın % 91 pamuk üretimin ise %88’inin GDO üretimi olduğunu ve dünyada 16.7 milyon çiftçinin GDO ürettiğini söyledi.

Sabancı Üniversitesi Biyoloji Bilimleri ve Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Çetiner biyoteknolojinin yeni ürün ve canlıların ortaya konması olduğunu söyleyerek insanların bilgi birikimi arttıkça olayın karmaşıklaştığını ve modern biyoteknoloji yöntemlerinin kullanıldığını ifade etti. Gelişmemiş ülkelerde ve özellikle de ülkemizde GDO’ya karşı duygusal bir patlama olduğunu belirterek Türkiye’nin aslında önemli bir kısmının çorak olduğunu ve abiyotik çeşitliliğe dayanıklı ürün çeşitlerimizin arttırılması gerektiğinden söz etti.

Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Koordinatörü Birgül Güner ise Biyogüvenlik Kanunu ve Biyogüvenlik Kurulu’nun yaptığı çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Türkiye’de GDO’lu ürün üretilmediğini, bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve devam formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılmasının yasak olduğunu vurguladı.