Sedat Laçiner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sedat Laçiner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2013 Perşembe

Dardanos Yerleşkesi pislik içinde


Çanakkale On sekiz Mart Üniversitesi Dardanos yerleşkesi pislikten geçilmiyor.
Yerleşkenin terasındaki karmaşa, kargaşa bir an bile dinmezken yemek atıkları çevrede uçuşuyor.






Dardanos yerleşkesinin terasındaki manzara görenleri şaşkına çeviriyor.

Üniversitenin sitesinde yer alan “Ege ve marmaranın zarif maviliği ile İda'nın zümrüt yeşilinin buluştuğu Dardanos sizleri çağırıyor” duyurusu ile uyuşmayan terastaki görüntüler tatilcileri de rahatsız ediyor.


Masaların ve çevrenin pisliği havada uçuşan yemek kapları, boş içecek şişeleri kirliliği daha da arttırıyor.


3 Mayıs 2013 Cuma

Ahmet Özhan’a Fahri Doktora Unvanı Verildi



Klasik Türk Müziğine besteleriyle yapmış olduğu sanatsal hizmetlerden ve geleneksel sanat müziğini koruyarak gelecek kuşaklara taşınmasına yaptığı katkılardan dolayı Klasik Türk Sanat Müziği bestecisi ve solisti Ahmet Özhan’a fahri doktora unvanı verildi.


Troia Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törene Vali Vekili Hüseyin Kulözü, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Çanakkale il protokolü, kurum ve kuruluş temsilcileri, çok sayıda akademik, idari personel ile öğrenci katıldı. Tören öncesi Ahmet Özhan, Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner’i makamında ziyaret etti.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan tören Grup Sırname’nin müzik dinletisi ile devam etti.


“Üniversiteler standart koyan ve kişilerin yeterliliklerini teyit eden kurumlardır”

Müzik dinletisinin ardından konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner şunları söyledi; "Üniversiteler eğitim veren ve bilimsel faaliyetlerde bulunan yerler olduğu kadar, standart koyan ve o standartlara göre kişilerin yeterliliklerini de teyit eden kurumlardır. Dört yıllık lisans eğitiminin sonunda verilen diploma, yetki diplomasıdır. Yüksek lisans da ise yüksek yetkiye sahip olursunuz. Lisans diplomasına sahipseniz bir işte çalışabilirsiniz. Doktora ise kişiyi filozof yapar. Doktora dediğimiz derece, bir alanda söz sahibi yapar kişiyi. Bu konuşabilirlik yetkisini şahıs üniversite gibi kurumlardan alabileceği gibi hayatın içerisinde profesyonel çalışma alanında göstermiş olduğu performans, oraya yapmış olduğu katkı ile de sağlayabilir. Bir avukat, bir ses sanatçısı, bir sporcu illa bir üniversitede bu katkıyı vermek zorunda değildir. Fahri doktora, fahri yüksek lisans, fahri profesörlük gibi unvanlar bu maksatla konulmuştur. Üniversitelerin üniversite dışında, yetkinliğini alanında kanıtlamış olan kişilerin bu donanımlarını teyit etmesi maksadıyla konulmuş bir unvandır.
ÇOMÜ de belli bir alanda eğitime, bilime, Türkiye’ye, genel insanlığa üstün hizmetleri olmuş, bilime faaliyetleri ile görüşleri ile kayda değer bir katkı sağlamış, bir disiplinin uygulanmasında geliştirdiği yöntem ve usulleri ile yenilikler getirmiş kişilere mevzuatta belirtilen şartlar yerine getirilmek kaydıyla fahri unvanlar vermektedir. Sayın Ahmet Özhan bu şartları fazlasıyla yerine getirmiş Türk sanatının abide isimlerinden bir tanesidir. Türk kültürünün korunması ve geliştirilmesinde büyük katkıları bulunan Sayın Ahmet Özhan’a ÇOMÜ Senatosunun oybirliği ile aldığı karar doğrultusunda fahri doktora unvanı verilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar ile birlikte Sayın Ahmet Özhan’da ÇOMÜ bilim, eğitim ailesinin bir parçası oluyor. ÇOMÜ olarak insanımızın, sanat dünyasının, Türk milletinin kalbinde zaten her türlü unvanı almış olan bir ismi burada konuk ediyoruz. Kendisine kalbimizde zaten mevcut olan bir dereceyi, unvanı kâğıda da dökerek, cübbeye de dönüştürerek takdim etmek için buradayız”.

Rektör Laçiner’in konuşmasının ardından ÇOMÜ İletişim Fakültesi tarafından hazırlanan ve Ahmet Özhan’ın özgeçmişini aktaran kısa film izlendi. Sonrasında ise ÇOMÜ Senatosu tarafından alınan fahri doktora kararı Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükriye Aras Hisar tarafından okundu. Kararın okunmasının ardından ÇOMÜ akademik kıyafeti Ahmet Özhan’a takdim edilerek giydirildi. Salonda bulunanlar cübbenin takdimine ayağa kalkarak şahitlik ettiler.  Ahmet Özhan’a Fahri Doktora Beratı ve ÇOMÜ kimliği Vali Vekili Hüseyin Kulözü ve Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner tarafından takdim edildi.


“Bir insanın yaşayabileceği en büyük onurlardan birini yaşıyorum”

Törenin ardından konuşma yapan Ahmet Özhan, şunları söyledi; “Bir insanın yaşayabileceği en büyük onurlardan birini yaşıyorum. Kendimi çok talihli hissediyorum. Bütün bunların yaratıcısı Cenab-ı Hakk’a sonsuz hamd ü sena ediyorum. Üniversite insanlara yeterlilik veren, hayata dâhil olmalarını sağlayan en değerli kurumlardan biri. Böyle bir şerefi üniversiteniz bana tebliğ ettiği için Rektörümüz başta olmak üzere bütün senato üyelerine kalbi teşekkürlerimi, şükranlarımı arz ederim. Bendeniz 45 yılı bulan profesyonel sanat hayatımda ancak ekmeğini yediğim, suyunu içtiğim, havasını soluduğum, canımdan çok sevdiğim ülkemin kültürüne hizmet etmek için yaşarım. Bu musiki dalında temayüz etti. Bizim musikimiz bu topraklarda yaşayan 2000 yıllık devlet geleneği olan, Cumhurbaşkanlığı forsunda 16 yıldızı taşıyan, yani 16 entelektüel yapının oluşmasını başarmış ve dönüştürmüş olan Türk milletinin duygu ve düşüncelerini en estetik, en latif bir şekilde açığa çıkartan sanat dalıdır. Burada dışsal ya da içsel bütün yapılanmışlıklarınızın ifade edilmesi söz konusudur. Bir milletin musikisine baktığınız zaman o milletin karakterine varabilirsiniz.

“Musiki beşikten mezara bir olaydır”

Musiki beşikten mezara bir olaydır. Anne karnında dünyaya geliriz kulağımıza ezan okunur melodisi vardır. Annemizin kucağında, ayağında sallanırız ninni dinleriz hicaz makamındadır. Hayatın bütün sürecinde musiki vardır. En son durağımız olan kabrimize koyarlar, yine başucumuzda Kur’an-ı Kerim okurlar melodisi vardır. Musiki böyle aziz bir elemandır.  Bu şekilde yaklaşmak, bu şekilde araştırmak, bu şekilde hissetmek ve bu şekilde icra etme söz konusu olduğu zaman her iş gibi musikiyi icra etmek bir ibadettir”.

8 Nisan 2013 Pazartesi

Çanakkale Belediyesi'nden ÇOMÜ Kütüphanesi'ne Bağış


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin (ÇOMÜ), Çanakkale Savaşlarının 100. yılı nedeniyle 1915’te şehit düşen öğrenciler için düzenlediği 1 Milyon Kitap Kampanyası’na bağışlar devam ediyor. 
Çanakkale Belediye Başkanlığı da bu kampanyaya destek vererek ÇOMÜ Kütüphanesine 524 kitap bağışladı. Bağış seremonisi ÇOMÜ Kütüphanesi’nde Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükriye Aras Hisar, Genel Sekreter Mustafa Yollu, Belediye Meclis Üyeleri Cem Belli ve Eren Kemerli’nin katılımıyla gerçekleşti.
Öncelikle Belediye Başkanı Gökhan ve beraberindekilere ÇOMÜ Kütüphanesini gezdiren Rektör Laçiner, kütüphaneye hergün çok kıymetli bağışlar yapıldığını belirterek; “Biliyorsunuz 2015 yılına kadar hedefimiz 1 milyon kitap. Bu hedef aynı zamanda Türkiye'nin en büyük üniversite kütüphanesi oluşturma hedefidir” dedi.


“Çanakkale Şehitleri’nin Hatıralarını Yaşatabilecek En İyi Yol, Yanı Başlarında İyi Bir Üniversite ve İyi Bir Kütüphane Kurmaktır”
Rektör Laçiner konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu kampanyaya 2015 hedefi koyarken şöyle bir mantıkla hareket ettik. Çanakkale savaşları 1915 yılında yapılırken pek çok genç, liseli, üniversiteli öğrenciler tahsilini yarım bıraktı ve burada savaşmayı tercih etti. Burada hayatlarını feda ettiler. Okuyamadıkları çok sayıda kitap kaldı. Bu gençlerin tahsillerinin eğitimlerinin devam ettirilmesi gerekiyor. Kanaatimizce Çanakkale şehitleri için hatıralarını yaşatabilecek en iyi yol herhalde yanı başlarında çok iyi bir üniversite, çok iyi bir kütüphane kurmaktır. Yapılan abideler, anıtlar, heykeller, mezarlar bunlar tabiî ki anlamlı. Bir vefa duygusuyla yapılmışlardır. Ama asıl anlamlı olan şey, yapılacak asıl abide Dünya'nın, Türkiye'nin en iyi kütüphanelerinden birini yanı başlarında inşa etmek, yükseltmektir. Biliyorsunuz şehitlikteki abide de vatandaşlarımız bağışlarıyla gerçekleştirilmiştir. Büyük bir kampanyayla yapılmıştır. Biz buradaki kütüphanenin de abide gibi bağışlarla gerçekleşmesini bu bağlamda çok önemsiyoruz. Çünkü sadece devletin imkânlarıyla bunu yapabilmek kolay değil. Yapılabilse bile her bir taşında tuğlasında her bir kitabında vatandaşların katkısının olması buraya onların katılımını sağlamış oluyor. Bir duygusallık da sağlanmış oluyor. Yani kütüphaneye bakan herkes diyor ki; bu abidenin, bu kütüphanenin içinde benim de bir payım var. Bugüne kadar Iğdır'dan Antalya'ya, Hatay'dan Malatya'ya kadar Türkiye'nin her yanından kitaplar yağıyor. Yani gerek kütüphanenin depolarında, gerekse bizim rektörlüğümüzün depolarında her gün koliler dolusu kitap geliyor. Bu bizi son derece mutlu ediyor.”
“Çanakkale'den Çanakkale’deki Kurumlardan, Kişilerden Gelen Kitapların Bizim İçin Çok Ayrı Bir Yeri Var”
Çanakkale Belediyesi tarafından yapılan bağışın çok önemli ve anlamlı olduğuna vurgu yapan Laçiner, “Çanakkale'den Çanakkale'deki kurumlardan, kişilerden gelen kitapların bizim için çok ayrı bir yeri var. Raflara koyarken daha bir sevinç içerisinde koyuyoruz. Sayın Başkanın üniversiteye vermiş olduğu kıymetin farkındayız. Onun bir parçası olarak Çanakkale Belediyesi’nin de bu kampanya içerisinde yer alması bizleri çok mutlu etti. Ben bu vesileyle Çanakkale Belediyesi'ne ve Sayın Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Örnek bir davranış oldu. Üniversitenin bütün Çanakkale'ye ait olduğunun da bilincinde kendisi, onu da biliyorum. O bağlamda tekrar kendisine ve meclis üyelerimize çok teşekkür ediyorum. Sağ olunuz. İyi ki buradasınız” dedi.
“ÇOMÜ Çanakkale İçin Olmazsa Olmaz”
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Üniversitenin Çanakkale için olmazsa olmaz olduğunu her defasında ifade ettiğini vurgulayarak; “Üniversite ile olan işbirliklerimizi olabildiğince yoğunlaştırmaya çalışıyoruz. Ortak projeler yapıyoruz ki Çanakkale de üniversitesi olduğunu ve bu üniversitenin kendisi için ne kadar önemli olduğunun bilincinde olsun” dedi.
Gökhan şöyle devam etti:
“1990’lı yılarda Çanakkale’de bir üniversite olmalı derken Çanakkale’nin yaşamının, coğrafi yapısının, kültürel yapısının burada iyi bir üniversiteye olanak sunduğunu söyledik. Ancak burada sadece bir üniversite kurulmasını değil, bu üniversitenin bir iddia taşıması gerektiğini de söyledik. Nitekim her geçen yıl ÇOMÜ’nün isim yapan fakülteleri artıyor. Japon Dili ve Edebiyatı Bölümü adından sıkça bahsettiren bir bölüm olmuştur. Eğitim Fakültesi önemli bir fakülte olarak adını duyurmuştur. Yeni kurulmasına rağmen Tıp Fakültesi parlayan bir fakülte haline gelmiştir. Bunun yanı sıra İlahiyat Fakültesi yeni yapısıyla burada önemli bir yer tutacak. Sadece Çanakkale için değil tüm Türkiye, Balkanlar, Orta Asya’daki çocukların burada eğitim görmesine fırsat tanıyacak. Bütün bunların olabilmesi için bir iddiası olmalı.  İddiası olan bir üniversite için buranın bilgi kaynaklarının da çok iyi, çok zengin olması lazım. Bunların başında da tabii kütüphane geliyor. ÇOMÜ Yönetimi tarafından ortaya konan  ‘Şehitler İçin 1 Milyon Kitap’ iddiası çok önemli ve doğru bir iddiadır. Evet, üniversitemiz var, üniversitemiz kütüphanesi Türkiye’de birinci, dünyada da sayılı üniversite kütüphaneleri arasına girecektir. Üniversite yönetimi tarafından konan bu iddiaya 2015 yılında ulaşmış olacağız. Biz de Çanakkale Belediyesi olarak bu projenin içerisinde yer almalıydık. Yer alıp örnek olmalıyız ki diğer kurum ve kuruluşlara teşvik olsun. Kütüphane idaresi tarafından belirlenen çeşitli branşlarda 524 kitap katkısı yaptık. 2015 yılına kadar da bu katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Diğer kurum ve kuruluşlar, eğitime meraklı herkesin bu katkıyı sunmaya davet ediyorum.”


“Bu Kentin Yöneticileri Mutlaka Üniversiteye Sahip Çıkmalıdır ve Kıymetini Bilmelidir”
Bulunduğu kent ve konumu itibariyle ÇOMÜ’nün 2023 senesine kadar Türkiye’de ilk 10 üniversite arasında yerini alması gerektiğini belirten Başkan Gökhan, “Bu bir hayal değildir ve yapılabilir. 2023 senesinden sonraki hedefimiz ise 2050 yıllarında ÇOMÜ’nün Türkiye’nin ilk üç üniversitesi arasında yerini alması olmalıdır. ÇOMÜ’de bu potansiyel vardır. Dolayısıyla üniversitenin bu yoldaki hedefine katkılarımız devam edecektir. Biz olsak da olmasak da bu kentin yöneticileri mutlaka üniversitesine sahip çıkmalıdır ve kıymetini iyi bilmelidir” dedi.