iskele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iskele etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2013 Cuma

AKP’liler Başbakan'la ters düştüler

AKP’li Çanakkale Belediye Meclis üyeleri meydan ismi konusunda Başbakan Erdoğan'la ters düştüler.
Meclis üyeleri son toplantıda adeta başbakan Erdoğan’a da karşı ifadeler ve söylemlerde bulundular.

Çanakkale Belediye Meclisinde iskeledeki meydanının ismi konuşulurken toplantıyı terk eden AKP’li meclis üyelerinin söyledikleri meydan isimleri duyanları şaşkına çevirdi.

AKP Çanakkale Belediye Meclis üyeleri İskeledeki meydanının isminin Tahrir olması yönündeki taleplerini toplantıyı terk ederken dile getirmeleri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a isyan olarak yorumlandı.

Başbakan Erdoğan, konuşmalarında “Bizim ülkemizin meydanları, ikinci Tahrir olmayacak. Adeviyye ve Rabia olacak. Demokrasinin egemen olduğu meydanlar olacak” demişti.


Ancak Çanakkale Belediye Meclisinde AKP üyelerin Tahrir Meydanı talepleri ilginç bulundu. Yapılan yorumlarda meclis üyeliğinden umudunu kesen üyelerin bu yönde ifadelerde bulunarak tepkilerini dile getirmeye çalıştıkları ifade edildi. 

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Meydan’ın İsmini Siz Belirleyin

Çanakkale Belediyesi Kordon Boyu Kentsel Düzenleme Projesi içinde önemli bir yeri olan ve Geçmişten günümüze kentlinin buluşma noktası olma özelliğini koruyan, Anafartalar Oteli’nin yıkılması ile birlikte daha da genişleyerek  kentin en önemli kamusal alanlarından biri olacak İskele’deki  meydan, kentlilerden  isim önerilerini bekliyor.

Çanakkale Kent Konseyi, İskele’deki meydanın isminin belirlenmesi amacıyla kentlilerin görüş ve önerilerini toplamaya başladı.

Bu kapsamda Çanakkale Belediyesi, Yalı Hanı, Prof. Dr. Türkan Saylan Belediye Sosyal Tesisleri, Golf Çay Bahçesi, Özgürlük Parkı’na sandıklar konuldu.

Kentliler ayrıca isim önerilerini canakkalekentkonseyi@gmail.com adresine de gönderebilecekler..


Kent Konseyi, 15 Ağustos’a kadar devam edecek öneri toplama sürecinden sonra, öne çıkan isimleri yapılacak genel kurul toplantısında görüşerek öne çıkan isimleri bir liste halinde Belediye Meclisine sunacak. Belediye Meclisi Eylül ayı toplantısında önerilen isimleri görüşerek meydanın ismini belirleyecek.

4 Temmuz 2013 Perşembe

Meydan Sizin, İsim de Sizin Olsun...


Çanakkale Kent Konseyi kentin gündeminde olan ve bir çok ismin ifade edildiği İskele’deki meydanın  isminin belirlenmesi için kentlileri bir araya getiriyor. Kentliler tarafından belirlenen isimler geniş katılımlı bir toplantıda değerlendirilerek  meydanın ismi kentlilerle birlikte kararlaştırılacak.
Çanakkale Belediyesi Kordon Boyu Kentsel Düzenleme Projesi içinde önemli bir yer olan, kente deniz yönünden gelişte giriş kapısı özelliğini taşıyan...
Geçmişten günümüze kentlinin buluşma noktası olma özelliğini koruyan...
90 yıllık manolya ağacı ile tarihi öneme sahip,  Çanakkale Belediyesine ilk yer sahipliği yapan İskele’deki meydan,  Anafartalar Oteli’nin yıkılması ile birlikte kentin en önemli kamusal alanlarından biri olacaktır.

Bu kamusal alan,  şimdi  ismini arıyor...
Bu meydanın ismini kentliler belirleyecek...
Kent Konseyi, kentlilerden kısa bir gerekçeyle meydana isimlerini bekliyor. İsim önerilerini hemşerilerimiz canakkalekentkonseyi@gmail.com adresine gönderebilirler.
Ayrıca kentin farklı yerlerine konulacak sandıklarla hemşerilerimiz önerilerini iletebilecekler.

Kent Konseyi, 15 Ağustos’a kadar devam edecek öneri toplama sürecinden sonra, öne çıkan isimleri yapılacak genel kurul toplantısı ile görüşerek meydanın ismini belirleyecek ve belirlenen ismi belediye meclisi'nde kararlaştırılmak üzere Kent Konseyi'nin önerisi olarak sunacak.

2 Haziran 2013 Pazar

"Her Yer Taksim Her Yer Direniş"

Çanakkaleliler Taksim gezi parkı direnişine destek veriyor. Halk Bahçesinde toplanan Çanakkaleliler Kordon boyunda"Her Yer Taksim Her Her Direniş" "Hükümet İstifa" sloganlarıyla yürüyüş gerçekleştirdiler.












Yürüyüşe çok sayıda sivil toplum örgütü destek verdi. Gruba Çanakkale halkı da alkışları ile destek oldu.









31 Mayıs 2013 Cuma

Çanakkale’den büyük destek

Taksim Gezi Parkında yaşananlar Çanakkale’de protesto edildi. Çanakkaleliler, İskele Meydanı’ndan sonra Halk Bahçesi’nde buluştu sloganlarla İstanbul'a destek oldu.


Taksimde gün boyu devam eden olaylar Çanakkale’de protesto edildi. Gezi Parkının yıkılıp yerine alışveriş merkezi yapılmasına karşı direnenlere polisin yaptığı sert müdahaleyi protesto eden Çanakkaleliler önce iskele meydanında ardından Halk Bahçesinde buluştu.


Saat 17.00’de İskele Meydanında basın açıklaması ve ardından oturma eylemi gerçekleştirildi. Çevrede toplanan vatandaşlarda eyleme destek verdiler. Basın açıklamasından sonra 15 dakikalık oturma eylemi yapıldı. İlk destek eyleminin ardından gruplar ve vatandaşlar bu kez Halk Bahçesi’nde saat 19.00’da bir araya geldi. Burada da İstanbul’da yaşanan protesto edildi. Gezi Parkının yıkılıp yerine alışveriş merkezi yapılmasına karşı direnenlere destek sloganları vardı.

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Çanakkale Küçük Kıyamet'i yaşıyor


Çevre mücadelesine destek verenler Çanakkale Çevre Platformu öncülüğünde  iskele meydanında bir araya geldi. Basın açıklamasına Çanakkale Çevre Platformu üyeleri, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, CHP İl ve İlçe yönetimi, Sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.


Çanakkale, çevre, iskele, maden, kaz dağı,

Çanakkale Çevre Platformu dönem sözcüsü Hicri Nalbant yaptığı açıklamada Vali Tuna'ya teşekkür etti. Yeni Vali'den aynı duyarlılığı beklediklerini bildirdi.

Nalbant şunları söyledi; "Bizler aşağıda imzası bulunan; Demokratik kitle örgütleri”, dernekler, meslek örgütleri, sendikalar, yapılar, oluşumlar, partiler, diğer “STK”lar olarak, Kazdağı Yöresi ve Biga Yarımadası’nda çevre ve ekosistem üzerinde yıkıma yol açacak, başta altın-gümüş-bakır olmak üzere tüm “metalik madencilik faaliyetleri” ve “termik santral” projelerinin Çanakkale’mizin havası, toprağı, suyu ve değerleri üzerinde yaratacağı kirlilik sebebi ile en kısa zamanda, derhal durdurulmasını istiyoruz.

Sayın Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, bugüne kadar bilimsel ve haklı gerekçelerle, altın şirketlerine gayri sıhhi müessese ruhsatı vermemiştir. Çanakkale’nin değerlerinden, doğadan, yaşamın sürekliliğinden yana tavır koyan Sayın Valimizi, bir kez daha kutluyor ve teşekkür ediyoruz. Bizlere göre beklenmedik ve zamansız olarak çıkarılan  Eskişehir İline tayinin, Sayın Valinin bu hassasiyetlerinden kaynaklanmamış olmasını diliyoruz. Bizler biliyoruz ki, Devlet’de devamlılık esastır. İlimize yeni atanan Sayın Vali Ahmet Çınar’dan da, Sayın Güngör Azim Tuna’nın gösterdiği duyarlılığın ve kararlılığın devamını bekliyoruz.

 Bugün bölgemizde, termik santral projeleri, altın madeni işletmeleri ile doğaya, çevreye, yaşam alanlarımıza ve Çanakkale değerlerine savaş açan zihniyet ile, Hatay, Urfa, Gaziantep gibi şehirlerimiz başta olmak üzere, emperyalistler ile işbirliği yapıp ülkeye savaş ithal eden zihniyet aynıdır. Çanakkale'de yaşam hakkımız ve yaşama alanlarımıza saldıranlara karşı nasıl mücadele veriyorsak, ülkemizi savaşa sürükleyen sisteme karşı da aynı kararlılıkla haykırıyoruz ve "savaşa hayır" diyoruz. Bu vesile ile, on gün önce Hatay'da (Reyhanlı İlçesi) hayatını kaybeden masum yurttaşlarımızı saygı ile anıyor yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Çanakkale’mizin havasını, suyunu, toprağını koruma ve yaşam alanlarımızı savunma mücadelesinde yanımızda olan, Çanakkale Çevre Platformuna güç veren, destek olan tüm kişi ve kuruluşlar ile, birlikte olma irademizi sonuna kadar paylaşacağımızı bildiririz. Ancak bugüne kadar açık açık, çevreden yana tavır koymayan, sessiz kalan ve tarafını belli etmeyen kişilerin ve kuruluşların da Çanakkale’ye en büyük kötülüğü yaptığını ilan ediyoruz. Bu deklarasyonumuza imzalarını atarak desteklerini açıkça ilan eden yapılar dışında kalanları en kısa zamanda tek tek Çanakkale kamuoyu ile paylaşacağız.
Bilindiği üzere Biga Yarımadası ve özel olarak da Kazdağı Yöresi son yıllarda yoğun olarak maden arama faaliyetlerine açılmış bulunmaktadır. Bugün bölgede, maden arama ruhsatı verilmemiş bir karış yer neredeyse kalmamıştır. Bölge son yıllarda yoğun olarak çokuluslu Batılı yayılmacı ülkelerden gelen madencilik şirketlerinin sondajlı arama faaliyetlerine sahne olmaktadır.  Öncelikli olarak altın- gümüş ve bakır cevherleşmeleri aramak üzere sondajlar yapılmaktadır.  Daha henüz işletme evresine bile geçmeden, açılan binlerce derin maden arama sondajlarıyla yeraltı su hazneleri (akifer) delik deşik edilmiş, kötü sular tatlı sulara karıştırılmış, yüzlerce binlerce yıldır akmakta olan bazı pınarlar bir anda kurumuş, bazı pınarlardan bulanık, köpüklü (polimer) ve yağlı (gres yağı) sular akmağa başlamıştır.  Ormanlık alanlar içerisine açılan pek çok sondaj yolu ve sondaj yeri hazırlama kazılarıyla dağ yamaçlarının bitki örtüsü sıyrılmış, binlerce ağaç kesilmiş ve zemin, hızla  erozyona açık hale getirilmiştir.

Bugünlerde Çanakkale'nin içme suyunu sağlayan Atikhisar Barajı'nın su toplama havzasında, dağ yamaçlarında hummalı bir sondaj faaliyeti yürütülürken, Atikhisar Barajı'nın ve Çanakkale'nin içme suyunun yenilerde başına gelen sel felaketini bir hatırlayalım.
Aynalı Pazar Gazetesinin 9 Aralık 2012 tarihli sayısında şu başlıklar görülmektedir:

Çanakkale'nin Suyu Tehdit Altında
Boğaz İki Renk
10 Saatte  57 kg Yağış
Sel Bölgesinde İnceleme - Çanakkale İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri, geçtiğimiz hafta sonu yaşanan sel felaketinden etkilenen ilçelerde incelemeler yaptı.
Görülüyor ki Çanakkale ve ilçelerinde 2012 yılı Aralık ayının ilk haftasında bir sel felaketi olmuş.  Bereket ki henüz onbinlerce ton siyanür, arsenik, cıva, kurşun, antimon, kadmiyum gibi ağır metal zehirleri ve maden kazılarından çıkartılacak olan yüzlerce  milyon ton gevşek hafriyat yığınları sel felaketleri ile henüz tanışmamış.  Eğer Kirazlı ve sıradaki diğer altın madenleri sözü edilen sel felaketinden daha önce işletmeye geçmiş olsalardı, yani Sayın Güngör Azim Tuna daha önceden “gayri sıhhi müessese ruhsatı” vermiş olsaydı, bugün bölgede durum ne olurdu?  Bunun yanıtı çok açıktır: "küçük kıyamet"!
Çanakkale'ye su sağlayan Atikhisar barajı bir kaç günlük yağışın getirdiği erozyonla felç olmuş ve buna bağlı olarak Çanakkale’nin şehir suyu bulanık akmaya başlamıştır.  Çanakkale Belediyesi de şehir suyunun bir süre  kullanılmaması konusunda  halkı uyarmak zorunda kalmıştır.  Bu  doğal afetin nasıl bir şey olduğunu televizyonlarda seyretmiş bulunmaktayız.  Böyle bir su barajının su toplama havzasına, yüzlerce  milyon ton zehirli hafriyatı gelişigüzel yığacak bir maden işletmesi, nasıl kurulabilir?  Bunu yapsa yapsa ancak düşman kuvvetleri veya onlarla işbirliğine girmiş olan hainler, işbirlikçiler yapabilir. Altıncı çeteler, her fırsatta olduğu gibi yine "en son teknolojiyi kullanıyoruz" aldatmasına başvuracaklardır.  Halkımıza soruyoruz, bu güne kadar, milyonlarca ton zehirli maden hafriyatı, dağ yamaçlarında hangi "en son teknoloji" ile tutulabilmiştir? Hem tutulsa bile kaç yıl tutulabilir? Kazdağlarında, Çanakkale’de halen diri, deprem üretecek durumda çok sayıda fay bulunmaktadır.  Hiç beklenmedik bir anda gelip ortalığı sele veren şiddetli yağmurlarla, ansızın gelip metrelerce kalınlıktaki beton ve çelikle örülmüş duvarları yırtan depremlerle sözleşmeler mi yapmışlar bu işgalci çeteler de bizim haberimiz yok?  Biga Yarımadası'nın birinci derecede deprem bölgesi olduğunu bilmezlermi bunlar?  Elbette ki bizden daha iyi bilirler bilmesine.  Ama onların ilgi alanı bizim doğamızı, suyumuzu, toprağımızı korumak değil, yeraltındaki altınlarımızı bir an önce alıp kaçmaktır.
 Kazdağları, geniş bir bölgenin su kaynağıdır, bu hali ile hemen hemen tüm Biga Yarımadası'na hayat verir. Bu bölgenin su kaynaklarının kirletilmeden, zehirlenmeden korunması sadece Biga Yarımadası için değil, tüm Türkiye için bir yaşamsal zorunluluktur.
Çanakkale bölgesini vuran sel felaketi, önüne gelebilecek her türlü suni engeli yerle bir edebilecek niteliktedir.  Önüne çıkacak olan siyanür havuzlarını patlatır, bir kaç minare boyu yüksekliğe varacak olan zehirli hafriyat yığınlarını önüne katıp bir kaç günde Atikhisar Barajını ağzına kadar zehirli çamurla doldurabilir. Baraj bir anda işlevsiz hale gelebilir, 130 binden fazla insan beklenmedik şekilde susuz kalabilir. Ayrıca, deprem hareketleriyle çatlayacak olan siyanür havuzları ve hafriyat yığınları şiddetli yağışlarla buluştuğu taktirde, artık kıyametten kaçış yolu yoktur. İleride, maalesef bu tür sel felaketleri ve depremler bir gün yine gelip kapımızı çalacaktır; bu doğanın kanunudur.
Ancak, bu doğal felaketlerin, kıyamete dönüşmemesi insanoğlunun biz Çanakkale halkının elindedir.
 Suyumuza, toprağımıza, havamıza, ne pahasına olursa olsun sahip çıkmak zorundayız !"