taksim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taksim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2013 Perşembe

Hepimiz Çapulcuyuz


CHP Çanakkale Merkez İlçe Başkanı Nejat Önder; "  Ülkemizde 10 günden beri Taksim Gezi Parkı eylemleri ile başlayan direniş tüm ülkemizde Eşitlik,Özgürlük, ve Demokrasi arayışına dönmüştür.Ülkemizin en büyük ilinden,ilçesine,beldelerinden,köylere kadar yayılmıştır.Her yerden TAKSİME DİRENİŞ sesleri yükselmektedir.    AKP İktidarının diktatörü ülkemizdeki bu direnişleri,zor kullanarak bastıracağını zannetmiş,halkımız ve gençler üzerine biber gazı,ses bombası,cop ile saldırmış,ama en sağlam kaya olan halka toslamıştır.Sonuç olarak baskı ve zulüm düzenine karşı,halk harekatı oluşmuştur.     Barışın,demokrasinin ve eğitimin tavan yaptığı kentimizin bütün yaşam biçimlerinden TAKSİME DİRENİŞ sesleri yükselmektedir" dedi.




 Önder şunları söyledi; "  Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk’ü belleklerden silmek isteyen AKP iktidarı milletimizin özel yaşamına müdahale ederek;
-T.C. yi kaldırmaya
-Polis devleti ile ülkemizi ele geçirmeye
-Ele geçirdiği yargı ile kendisinden olmayan herkesi susturmaya ve içeri atmaya
-Yandaş medya ile utanç verici,yüz kızartıcı,yalan haberleri ile insanlarımızı kandırmaya
-Bizim evlatlarımız olan polis kardeşlerimizle halkımızı ve gençlerimizi karşı karşıya getirmeye
-Hangi dizilerin izleneceğine
-Telefonlarımızın dinlenmesine
-Kadınlarımızın kaç çocuk doğuracağına
-İş arayan insanlarımıza beleş gıda ve kömür dağıtıp,devletin ve milletimizin parasıyla oy devşirmeye
-İnsanlarımızın ne yiyip içeceğinden neler giyeceğine
-İçki yasağı getirerek özgürlüklerimizin kısıtlanmasına
-Eğitim sistemimizin 4+4+4=Dert politikaları ile
   Ve daha sayabileceğimiz birçok antidemokratik torba yasalarla halkımızın yaşam alanlarına müdahale edilmiştir.  Son olarak Türkiye’nin dört bir yanından sokaklara dökülen hak arayan milyonlarca onurlu insanımıza Çapulcu demekten çekinmemiş bir dikta ile karşı karşıyayız.   Bizler Çanakkalemizin Cumhuriyetçi, Milliyetçi,Halkçı,Devletçi,Laikliği kabul eden, Devrimci, Özgürlükçü, Eşitlikçi, Barışçı, Emeğin yüce bir değer olduğunu bilen,Hukukun üstünlüğüne inanan,Doğanın ve Çevrenin korunmasını ilke edinen insanlar olarak hepimiz birer ÇAPULCUYUZ. Çanakkalemizden , Kazdağlarımızdan TAKSİM GEZİ PARKINA DİRENİŞ VAR."

DİSK'ten İzmir'e selam, Kocaoğlu'na sitem

DİSK/Genel-İş  Genel Yönetim Kurulu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun tavrıyla ilgili bir açıklama yaptı.


Genel-İş Sendikası Çanakkale Şube Başkanı  Erdinç Uslan ; "Konfederasyonumuz DİSK, Hükümetin artık tüm Dünya’nın gündeminde olan “gezi parkı” direnişine  karşı uyguladığı  şiddeti protesto etmek için ülke çapında iş durdurma kararı almıştır. Sendikamız da bu karara uyarak işyerlerinde üretimden gelen gücünü kullanmış ve Devlet terörünü protesto etmiştir. Bu karar kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde üyelerimiz iş bırakarak bu demokratik eyleme destek vermiştir. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bu eylemi yasadışı ilan etmesi;eyleme katılan işçiler hakkında soruşturma başlatacağını ifade etmesi. bu eylemi İzmir’e bir kötülük olarak nitelemesini ve Sendikamızı, ne demekse,” rol kapmak “ tavrı içinde bulunmakla eleştirmesini anlayabilmek mümkün değildir. Oysa  Konfederasyonumuz ‘gezi park “ eyleminin mimarı olan Taksim platformunun başından beri içinde yer alarak duyarlılığını çok öncelerden ortaya koymuştur." dedi. Uslan şunları söyledi; "Sendikamızı haksız biçimde eleştiren Belediye Başkanı, belli ki, ne Türkiye’de olan biteni ne de İzmir’de olan biteni doğru biçimde değerlendirememektedir. Ülkemizin tüm sathında 9 gündür devlet terörü hüküm sürmektedir, Türkiye’nin meydanlarında halka karşı şiddet kol gezmektedir. İzmir, bu şiddeti tüm acımasızlığıyla ve tüm çıplaklığıyla yaşamıştır. Şehir polis devleti uygulamalarının yanı sıra polisin korumasında sivil giyimli kim oldukları belirsiz karanlık milislerin terörüne karşı direnmektedir.
Buna  karşı biz İzmir direnişine üretimden gelen gücümüzü kullanarak katıldık. Üyelerimiz, 10 yıldır süren AKP politikalarına karşı bir halk hareketi içinde yer alarak bu politikalara dur demiştir. AKP’nin tüm yaşam alanlarını tehdit eden uygulamalarına, işçi sınıfını açlığa, işsizliğe, güvencesizliğe mahkum eden politikalarına dur demek için harekete geçmiştir.Eylemimizin İzmirlilere karşı bir eylem olarak sunulması,bu nedenle de son derece haksız bir eleştiri olmuştur. Bunu Devlet terörüne hayır diyen ve İzmirli olmakla gurur duyan her İzmirli anlamıştır. DİSK/Genel-İş Sendikası  olarak bizi anlayan tüm İzmirlilere, “gezi parkı” direnişine katılan, bizim eylemimizi bu direnişin bir parçası olarak gören tüm yurttaşlarımıza teşekkür ediyoruz.
Hal böyleyken Çanakkale’de yapılan iş bırakma eylemimizde Çanakkale  Belediyesi önünden başlayan yürüyüşümüze Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve Kepez Belediye Başkan Vekili Yüksel Özademir’ de katılmıştır. Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan’ da Cumhuriyet meydanındaki etkinliklere katılmıştır.
DİSK/Genel-İş Sendikası  Çanakkale Şubemiz olarak işçi ve emekçinin yanında yer alan Çanakkale Belediye Başkanımız Ülgür Gökhan ile Kepez Belediye Başkanımız Ömer Faruk Mutan’a  katkılarından dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz .

                                                                           








BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE



Çağdaş Yaşamı destekleme derneği Çanakkale şubesi Taksim gezi parkında başlayan ve ülkeye yayılan olaylarla ilgil ibir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Taksim Gezi’deki sökülen ağaçlar her kesimden insanı birleştiren birer özgürlük sembolü oldu. 
Başlangıçta doğaya, yeşile sahip çıkmakla başlayan başkaldırı; 
  • Değişik kesimlerdeki insanların yaşam tarzlarına yapılan müdahalelere,
  • 4+4+4 ün eğitim sisteminde yarattığı yıkıma,
  • Çeşitli alanlardaki özgürlüklerin çeşitli bahanelerle, uydurma nedenlerle kısıtlanmasına,
  • Halkımızın malının ve ülkemizin zenginliklerinin ranta çevrilmesine,
  • Ülkemizin kurtuluş ve kuruluşunun önderlerine yapılan saldırılara,
  • Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin temel direği olan laikliğin yok edilmesi çalışmalarına karşı bir direnişe dönüştü.
Türkiye’nin birçok kentinde, birçok meydanında, caddesinde, sokağında bir araya gelen değişik yaştan, cinsten, dinden, ırktan kalabalığın ortak paydası özgürlüklerin korunması, geriye gidiş ve baskıcı bir rejim uygulamasına karşı çıkıştı. “Artık yeter!” deyişti.
Demokratik ülkelerde olağan sayılabilecek masum gösteriler şiddet ve güçle bastırılmaya çalışılınca halkın tepkisi daha da büyüdü. Yaşanmakta olan üzücü süreç  sonucu gelinen aşamada yetkililere düşen görev vatandaşının tepkisini objektif değerlendirmek, şimdiye kadar hiçbir eyleme katılmadığı  halde şimdi bir araya gelen bunca farklı insanın başkaldırısını  iyi okumaktır.
Halka rağmen zorla yapılmaya çalışılan her uygulama acı sonuçlar doğurmaktadır. Çoğunluktan alındığı  sık sık yinelenen gücün, bir tek vatandaşa karşı kullanımı bile çoğulcu, kapsayıcı demokratik bir devlet anlayışı ile bağdaşmaz.

Unutulmamalıdır ki kendiliğinden bir araya gelen bunca insan;
  • Herhangi bir tek parti veya siyasal görüşü benimsemiş değillerdir.
  • Herhangi bir marjinal grup değildir.
  • Küçümsenerek, azımsanarak yok sayılacak bir maceracı grup hiç değildir.
  • Çapulcu asla değildir.

Vatanına, Cumhuriyet devrimlerine, bağımsızlığına, doğasına, çevresine, kültürüne sahip çıkan yurtsever insanlardır ve eninde sonunda zafer hep onların olmuştur.

Ulus olarak daha üzücü günler yaşamamak için, güvenlik güçlerimizi tüm halkın güvenlik gücü olduğunu unutmamaya, orantısız güç kullanmamaya, iktidarı da Gezi Eylemleri nedeniyle gözaltına alınan yurttaşlarımız da dahil olmak üzere her vatandaşı kucaklayıcı bir davranışa ve taleplere yanıt verici bir söyleme davet ediyoruz."




5 Haziran 2013 Çarşamba

Halkın sesine kulak verin

Çanakkale Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Başkan  Dt. Haldun Erdem; "İstanbul, Taksim Gezi Parkı’nda, masum ve barışçıl bir biçimde başlayan çevreci protesto hareketi, ne yazık ki idarenin yanlış yönetimi sonucu, protestocular da dahil olmak üzere, temel görevi halkın can ve mal güvenliğini korumak olan güvenlik güçlerinin, gazla, tazyikli suyla, hedef gözetmesiyle ve sivil görevlilerin sopalarla şiddet uygulaması neticesinde, yaygın kitlesel direnişe dönüşmüştür. Öte yandan kitlesel hareketlerde her zaman rastlanan provokatif girişimlerin, eylemciler tarafından olduğu gibi güvenlik güçleri tarafından da ayrım yapılarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Örgütlü, örgütsüz, birbirinden çok farklı kimlik ve aidiyetlerin ortak bir paydada buluşmaları, sorunun çevre meselesinden, 3 tane ağacın kesilmesinden çok daha farklı boyutta olduğunu ortaya çıkarmıştır. Uygar dünyanın; çoklukçu değil, çoğulcu, katılımcı hatta katmacı demokrasi kavramlarını hayata geçirme gayretinde olduğu bir aşamada, baskıcı totaliter, kendi inancı, beğenileri, dünya görüşü ve yaşam biçimini dayatmanın kitlesel tepkisi yaşanmaktadır. Siyasi otoritenin, gerçekçi tespit ve değerlendirmeler yaparak, ileri değil normal demokrasi çizgisine gelmesi ve doğru teşhislerle halkın sesine kulak vermesi gerekmektedir."




4 Haziran 2013 Salı

"Gezi Parkı kentini koruma mücadelesine ışık tutacaktır"

TBMM Çevre Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Çanakkale Milletvekili Serdar Soydan “5 Haziran Dünya Çevre Günü“ nedeniyle bir açıklama yaptı.

 CHP Olarak gelecek nesillere yaşanabilir bir ülke ve çevre bırakmak istediklerini ifade eden Serdar Soydan şunları söyledi; “Gelecek nesilleri mutlu ve refah düzeyi yüksek bir ortamda yaşatmanın yolu çağdaş toplumlarda hakim olan kalkınma anlayışının yaşama geçmesi ile mümkündür. Ülkemizde korunan alanların sayısı ve yüzey alanları bir çok Avrupa  ülkesinin ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerle kabul edilen hedeflerin çok gerisindedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Türkiye sorunları ve öncelikleri raporuna göre ülke çapında 81 ilin 33’ünde hava kirliliği, 23 ilde atıklar, 22 ilde ise su kirliliği önemli çevresel problem  olarak tespit edildi. Bizlere armağan edilen oksijen deposu doğa harikası cennet kaz dağları uluslar arası şirketlerin çıkarları uğruna maden arama ve işletme faaliyetleri ve Biga ovasındaki kurulmuş ve kurulacak olan termik santraller geleceğimize darbe vurmaya devam etmektedir. Kentine ve doğasına sahip çıkan duyarlı insanların Taksim gezi parkında başlattığı eylemler yurdun dört bir yanını sarmış duyarlılık ülke sınırlarını aşmıştır.Bu gelişmeler göstermiştir ki bundan sonra çevreye karşı hoyrat ve acımasız yaklaşımlar eskisi kadar kolay olmayacaktır. Gezi parkında kesilmek istenen ağaçların kökleri tüm yurdu sarmıştır. Ülkemizdeki 5 haziran dünya çevre günü etkinlikleri tarihe geçecektir.  Temiz bir Türkiye, bir dünya için yola çıkanların taksim gezi parkındaki ağaçları yeşili ve kentini koruma mücadelesi geleceğe ışık tutacaktır."

2 Haziran 2013 Pazar

"Her Yer Taksim Her Yer Direniş"

Çanakkaleliler Taksim gezi parkı direnişine destek veriyor. Halk Bahçesinde toplanan Çanakkaleliler Kordon boyunda"Her Yer Taksim Her Her Direniş" "Hükümet İstifa" sloganlarıyla yürüyüş gerçekleştirdiler.












Yürüyüşe çok sayıda sivil toplum örgütü destek verdi. Gruba Çanakkale halkı da alkışları ile destek oldu.









1 Haziran 2013 Cumartesi

Çanakkale, Taksim Gezi Parkı İçin Tek Yürek Oldu

Çanakkale'de binlerce kişi AKP İl binası önünde toplanarak Taksim gezi parkında yaşanan olayları protesto ettiler. Hükümeti istifaya davet ettiler. AKP İl Binasını yumurta yağmuruna tuttular.

AKP İl binası önünde gerçekleştirilen protestoya çok sayıda sivil toplum örgütü Cumhuriyet Halk Partisi Çanakkale Milletvekili Serdar Soydan, İl Başkanı Hamza Karagöz, Merkez İlçe Başkanı Nejat Önder, İntepe Belediye Başkanı Alaattin Özkurnaz, Eğitim-Sen, KESK, DİSK, GENEL-İŞ sendikaları, Halk Evleri, Çanakkale Çevre Platformu, TGB, EMEP, Emek Gençliği, çok sayıda Çanakkaleli katıldı.





 Çanakkale çevre platformunun açtığı " Başka Olur Anadolu Baharı" pankartı büyük ilgi gördü.



Daha gün o gün değil... derlenip dürülmesin bayraklar... dinleyin duyduğunuz çakalların ulumasıdır.. safları sıklaştırın safları sıklaştırın çocuklar... bu kavga faşizme karşı bu kavga hürriyet kavgası"...  Nazım Hikmet'in hürriyet marşı'nın sözleri ile konuşmasına başlayan CHP Çanakkale Milletvekili  Serdar Soydan; "Demokrasi dediler önce demokrasiyi rafa kaldırdılar. Özgürlük dediler özgürlükleri kaldırdılar. Bağımsız yargı dediler yargıyı iki dudaklarının arasına aldılar. Buna da ileri demokrasi dediler. Batsın sizin ileri demokrasiniz. O diktatörün, o faşist diktatörün İstanbul valisi açıklama yapıyor. Diyor ki;  biz bunları biliyoruz. Ey diktatörün valisi sen bunları bilmezsin. Bunlar kim biliyor musun? Buradan İyi duy sesimizi. İyi  duy çünkü burada sesimizi bütün dünya bütün Türkiye duydu. Senin diktatörün de duyacak. Senin bunlar dediğin bundan  98 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde senin dedelerini boğaz gömenlerin torunlarıdır. Bunu iyi bil. Buradan barışın kentinden, kaz dağlarından bütün Türkiye'ye direnen herkese selam olsun. Şunu iyi bilsinler her gelişin bir gidişi, her çıkışın bir inişi vardır. Her diktatörün devrilişi vardır. Senden bunların hesabını soruncaya kadar silivri zindanlarının, tenceresini kaynatamayanların, emeklinin, asgari ücretlinin,  eziyet çekenlerin, üniversitede demokrasi istediği için, parasız eğitim isteyenlerin hesabını soruncaya kadar peşini bırakmayacağız. Ama senin ülkeden kacırtmayacağız. Her şeyin hesabını soracağız. Yolumuz açık olsun"dedi.











AKP Zihniyetinin zorbalığını kınıyoruz


Cumhuriyet Halk Partisi Çanakkale İl Başkanı Hamza Karagöz, Temel Siyasi Eğitim çalışması açılışında yaptığı konuşmada Taksim Gezi parkında başlayan ve devam eden gelişmeleri değerlendirdi. 


Karagöz şunları söyledi; "Taksim Gezi parkında toplanan çevreye ve kentine duyarlı vatandaşların karşısına çıkan ve mahkeme kararına rağmen, masum ve savunmasız insanlara, orantısız güç kullanarak biber gazı ve coplarla müdahale eden AKP zihniyetinin hukuksuzluğunu, zorbalığını, çevre ve insan sevgisizliğini şiddetle kınıyorum. Bu tür olayların bir daha tekrarlanmaması en büyük arzumuzdur." 

Orantısız güç kullanımını şiddetle kınıyoruz

Çanakkale Barosu tarafından yapılan yazılı açıklamada “Taksim Gezi Parkında vatandaşlarımız tarafından yapılan protestolara karşı kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullanması hukuka, özgürlükçü Anayasaya, demokrasiye, insan haklarına sığmayan ve asla kabul edilemeyecek bir durumdur” denildi.



Açıklamada şu ifadelere yer verildi; Yalnızca kentine ve yeşiline sahip çıkmaktan ibaret, tamamıyla barışçıl gösteriler, kolluk güçleri tarafından vahşet boyutuna gelecek şekilde karşılık bulmuş ve protestocuların Anayasal haklarını kullanmaları şiddetle engellenmeye çalışılmaktadır. Gerek kolluk güçlerinin gerekse de buna dur demeyen yetkililerin eylemlerinin Anayasaya ve Kanunlara aykırı olduğu aşikârdır.  Anayasanın 26. maddesine göre, “ Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.” Dolayısıyla anayasal bir hakka karşı kolluk güçleri tarafından şiddete başvurularak engellemeye çalışılması en hafif tabirle akıl tutulmasıdır. Anayasanın 34. maddesinde, “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak,  millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.” hükmü yer almaktadır. Anayasanın maddesinde açıkça görüleceği üzere, 5 gündür süren gösterilerde, sınırlamaya gidilecek herhangi bir hukuka aykırılık mevcut değildir; aksine vatandaşlarımızın maruz kaldığı şiddet, genel sağlığı tehdit edecek boyutlara ulaşmıştır. Anayasanın, Çevre Hakkını güvence altına alan 56. maddesinde belirtildiği gibi “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir.” Zira şehir parkları her sınıftan, her kesimden insanın birlikte yaşama arzusu, ortak yaşama kültürüdür. Ortak yaşam alanına sahip çıkan her kesimden vatandaşımızın, yeşilini ve doğasını koruma mücadelesi, maalesef kolluk güçleri tarafından insan hakları ayaklar altına alınarak engellenmeye devam etmektedir. Yetkililerin, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin vermiş  olduğu Yürütmeyi Durdurma Kararına karşı halen bu haksız ve ölçüsüz şiddete devam etmemeleri yaşanan protestoların kontrol edilemeyecek bir halk hareketine dönüşmesine sebebiyet vermektedir.

Orantısız güç kullanımını şiddetle kınıyoruz. Anayasal haklarını kullanırken zarar gören ve sindirilmek istenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz. Çanakkale Barosu olarak yetkilileri, sorumluluklarının bilincine vararak görevlerini yerine getirmeye davet ediyoruz.

31 Mayıs 2013 Cuma

Çanakkale’den büyük destek

Taksim Gezi Parkında yaşananlar Çanakkale’de protesto edildi. Çanakkaleliler, İskele Meydanı’ndan sonra Halk Bahçesi’nde buluştu sloganlarla İstanbul'a destek oldu.


Taksimde gün boyu devam eden olaylar Çanakkale’de protesto edildi. Gezi Parkının yıkılıp yerine alışveriş merkezi yapılmasına karşı direnenlere polisin yaptığı sert müdahaleyi protesto eden Çanakkaleliler önce iskele meydanında ardından Halk Bahçesinde buluştu.


Saat 17.00’de İskele Meydanında basın açıklaması ve ardından oturma eylemi gerçekleştirildi. Çevrede toplanan vatandaşlarda eyleme destek verdiler. Basın açıklamasından sonra 15 dakikalık oturma eylemi yapıldı. İlk destek eyleminin ardından gruplar ve vatandaşlar bu kez Halk Bahçesi’nde saat 19.00’da bir araya geldi. Burada da İstanbul’da yaşanan protesto edildi. Gezi Parkının yıkılıp yerine alışveriş merkezi yapılmasına karşı direnenlere destek sloganları vardı.