Bülent Şarlan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bülent Şarlan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2013 Salı

Baro Başkanı Şarlan Ergenekon davası sonuçlarını değerlendirdi

Çanakkale Baro Başkanı Avukat Bülent Şarlan Ergenekon davası sonuçlarını değerlendirdi. Şarlan; "Kamuoyunda “Ergenekon Davası” olarak bilinen aralarında eski genelkurmay başkanı, eski kuvvet komutanları, üniversite rektörleri, siyasiler ve gazetecilerin de bulunduğu davanın kararı, 5 Ağustos 2013 tarihinde açıklanmıştır. Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünde, İstanbul Özel Görevli 13.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen 275 sanıklı dava, 6 yıl 2 ay devam etmiş ve 321. duruşmasında karara çıkmıştır.İddiaları, yargılananları, süreci, kararı ve cezaları ile “tarihi” sayılacak bu davanın; karar duruşmasından önce alınan idari kararlar, Mahkemece alınan kararlar ile verilen cezalar nedeniyle  yaşanılan süreç açısından bazı değerlendirmeleri yapma ihtiyacı duyulmuştur" dedi.
Şarlan açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "I- Mahkemece; davanın son duruşmasına, “basın mensupları ile milletvekilleri dışında izleyici alınmamasına” karar verilmiştir. Bu kararla, Anayasa’nın 141. ve Ceza Muhakemeleri Kanununun 182/1. maddelerinde yer bulan “duruşmanın açıklığı” ilkesi zedelenmiştir. Sonrasında İstanbul Valiliğince duruşmanın yapıldığı yere gitmek isteyenlerin Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nu ihlal edecekleri bildirilmiştir. Bu kararla da Anayasanın 23.maddesindeki “Seyahat Özgürlüğü” ile 34.maddesindeki “Herkes önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir” hükmüne açıkça aykırı davranılmıştır.  
II- Mesleğini yapmak için Silivri’de bulunan meslektaşlarımızın duruşma salonuna girerken “ayakkabılarının çıkartılması dahi istenilmiş” olup uğradıkları muamelenin kabul edilebilir tarafı bulunmamaktadır.
III- Duruşma salonunda sanıklar ile avukat meslektaşlarımız arasına iki sıra halinde Jandarma yerleştirilmiş olup sanıklar ile avukatların, avukatlar ile Mahkeme heyetinin birbirlerini görmeleri engellenmiş, göz teması yapmalarının bile önüne geçilmiştir.
IV- Savunma avukatlarının; dinlenmesini istediği tanıklar dinlenmemiştir. Yargılama sürecinde delil değerlendirme aşaması atlanmıştır. Savunma avukatlarının “sahte olduğunu veya hiç olmadığını” söylediği delillere ilişkin bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Davada 44 gizli tanık dinlenilmiştir. Gizli tanıkların ifadeleri davanın seyrini değiştirmiştir.
V- Savunma avukatlarına üç ayrı oturumda 15’er dakika süre verilmiştir. Bazı avukatların birden fazla müvekkili olması durumunda süre değiştirilmemiştir. 5 müvekkili olan avukatın savunma süresi yine 15 dakika ile sınırlı kalmıştır.
Duruşma salonuna mesleğini icra etmek için gelen avukat meslektaşlarımızın karşılaştığı muameleler,  delillerin toplanmasındaki taleplerinin olumsuz karşılanması,  kısacası savunma yokmuş gibi davranılması mesleğimiz ve yargı süreci ile adaletin gerçekleşmesi açısından üzüntü verici olup sanıklar açısından ADİL YARGILANMA hakkının yok sayılmasıdır.
İstanbul Özel Görevli 13. Ağır Ceza Mahkemesi kararını vermiştir. Bundan sonra Yargıtay aşaması devam edecektir. Yani temyiz yolu süreci işleyecektir.
Hukuka saygının ve hukuka bağlılığın zedelenmemesi temennisiyle Mahkemenin aldığı kararın ülkemizi gruplaşmaya götürmemesi ve milletimizin adalete olan güvenini yitirmesine sebep olmamasını dilerim. "


12 Haziran 2013 Çarşamba

Baro, Çağlayan adliyesinde yaşananları kınadı


Çanakkale Baro Başkanı Av. Bülent Şarlan Çağlayan adliyesinde yaşanan olaylarla ilgili bir açıklama yaptı. şarlan açıklamasında şu ifadelere yer verdi; " Bugün Çağlayan Adliyesinde meslektaşlarımız yasalar ve hukuk kuralları ihlal edilerek polis tarafından göz altına alınmıştır. Adliyede cübbeleri ile yerlerde sürüklenen meslektaşlarımıza yapılanlar, savunma mesleğine ve avukatlığa yapılmıştır. Avukatların göz altına alınmaları hukuka, avukatlık mesleğine ve avukatlık mesleğinin bağımsızlığına aykırı olduğu kadar Türkiye'nin taraf olduğu Uluslararası sözleşme hükümlerine ve Avukatlık Kanunu hükümlerine de açıkça aykırıdır. Bilinmelidir ki avukatlar, adliyelerin gerçek sahibi ve yargının vazgeçilmez asli kurucu unsurudur. Avukatların dahi hukuk çiğnenerek gözaltına alınabildikleri bir ülkede, hiç kimsenin yasaların koruması altında olamayacağı, herkesin; temel hak ve özgürlüklerinin tehlikede olduğu endişesini taşımaktayız. Çanakkale Barosu olarak süreci her aşamada takip ediyor, Meslektaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizle beraber, her zaman yanlarında olacağımızı belirterek savunma mesleğine yapılan bu saldırıyı kınıyoruz."


  

13 Nisan 2013 Cumartesi

Kaz dağları yolunacak kaz değildir


Türkiye Barolar Birliği ve Çanakkale Barosu tarafından Kolin Hotel de düzenlenen "Kazdağları ve Siyanürlü Altın Madenciliği" konulu panelde yaptığı konuşma yapan Çanakkale Baro Başkanı Bülent Şarlan, "Kazdağları’nın zarar görmesi, içindeki bir dalın bile kırılmasına avukatlar olarak tahammülümüz yoktur. Programımızın afişe dikkatinizi çekerim. Orada topuğuna ok saplanmış bir görüntü göreceksiniz. Yarı tanrısal kahraman Aşil topuğundan vurulmuştu. Birazda bundan olsa gerek vücudumuzda hiç esnemeyen, en güçlü bağ ayağımızdaki Aşil bağıdır. O sebeptendir ki Kazdağları’na hassasiyetimiz Aşil bağları gibidir. Oynatılamaz, esnetilemez, eğilemez, bükülemez" dedi.


Çanakkale Baro Başkanı Bülent Şarlan Türkiye Barolar Birliği ve Çanakkale Barosu tarafından Kolin Hotel de düzenlenen "Kazdağları ve Siyanürlü Altın Madenciliği" konulu panelde yaptığı konuşmada, Siyanürlü altın işletmeciliğinin, İnsan haklarının ve çevre hakkının ihlal olduğunu belirterek; "Su kaynaklarının temizliği hakkının yok edildiğini ifade ediyoruz. Gıda güvenliği hakkının tehdit edildiğini vurguluyoruz. Yüzyıllardır gücün değil, hakkın peşinde koşuyoruz. Bunun içindir ki bugün burada hangi memleketten olursa olsun, ister Ankaralı, ister Afyonlu, İster Erzurumlu, İster Samsunlu bu salonda toplanan her bir avukat Rausseau'nun meşhur ifadesiyle "Bütün memleketlerin yerlisi, bütün yüzyılların çağdaşı" sözünü doğrular.Bu ilkeler yolumuza ışık tutmaktadır" dedi

"Kazdağları Olmak ya da olmamakla sınanıyor"
Baro başkanı Bülent Şarlan konuşmasında şu ifadelere yer verdi; " Eşsiz ormanlarıyla, endemik türleriyle, oksijeniyle Türkiye’de birincidir. Tarihsel, kültürel, ekolojik ve toplumsal mirasıyla bir mücevher ve bir incidir. Dünyamızın en önemli ekosistemlerinden biridir. Bu ve daha nice değerlere rağmen, on altı (66 da olabilir) maden firması, toprağın altına, topraktaki altına göz dikmiş durumdadır. Adeta toprağın altını üstüne getirmek istemektedir. Tonlarca siyanür Bin Pınarlı İda’nın damarlarına şırınga edilmektedir.  Avrupa Birliği ülkelerinde yasaklanan siyanürlü madenciliğinin Kazdağları’nda ar damarı çatlamıştır. Çünkü süregelen bu madencilik;Yeraltı ve yerüstü sularının kirlenmesidir. Kazdağları’ndan, diğer adıyla, Bin pınarlı İda’dan yaklaşık 2,5 milyon insanın içme-kullanma suyunun kaybedilmesidir. Tarımsal faaliyetlerinde kullandığı suların kirlenmesidir. İnsanların hastalanması, toplu hayvan ölümleri, ağaç katliamlarıdır.Toprak ve havanın mahvolmasıdır. Zehirin hava ve suyla Denizlere taşınmasıdır. Binlerce sondajla, açılan ölüm çukurlarıyla Kazdağları’nın kevgire çevrilmesidir. KAZ dağlarının ENKAZ dağlarına dönüştürülmesidir.  Yöre insanının çığlığına, Kazdağları’nın feryadına avukatlar olarak ses veriyoruz. Kazdağları’nın Üstünün “Altın”dan daha değerli olduğunu haykırıyoruz.Doğaya, yeni doğanlara, doğacaklara borç ödüyoruz. Bugün bu eşsiz bölgeye yönelik duyarlılık gösterenlere teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Sayın Ahsen Coşar başta olmak üzere, birliğin duyarlı yöneticilerine teşekkür ediyorum. Bu özel program için çalışan Çanakkale Barosu’na üye değerli meslektaşlarımıza, Çevre Komisyonumuza şükranlarımı sunuyorum. Bilgileriyle programımıza katkı verecek olan başta akademisyenler ve uzmanlar olmak üzere, yöneticilere, meslektaşlarıma ve tüm katkı sunanlara teşekkür ediyorum. Organizasyonu düzenleyerek, katılarak geleceğe olan borçlarını ödeyenlere teşekkürlerimi sunuyorum. Sözlerimi tamamlarken; Toprağımız ve havamız bozulmadan, sularımız zehirlenmeden ve bölgemiz susuz kalmadan ve vakit geç olmadan haydi diyorum. Kazdağları’nı korumak hepimizin görevidir. Onun için Görevliyiz. Onun için Görevdeyiz."

11 Nisan 2013 Perşembe

Türk milleti bir ırkı değil, bu ülkedeki tüm vatandaşları ifade eder


Aralarında Çanakkale Barosu'nun da bulunduğu 39 Baro son günlerde yaşanan gelişmelerle ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

Ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde yaşayan herkes aynı vatan toprağını bin yıldır paylaşan, aynı inanç ve değerlere sahip, müşterek aileler kurmakta sakınca görmeyen, her türlü tahrike rağmen toplum tabanında çatışmaya girmemiş, toplumsal barışı gerçekleştirmiş, bu toprakların vatandaşları ve Türk Devletinin eşit ve şerefli üyeleridir. Hiç  kimse ya da hiçbir güç bu topraklarda yaşayan insanların birlikte yaşama iradesini bozamaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti; ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü esasına dayanan, üniter yapıyı benimsemiş, ırkçılığı reddeden demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Türk milleti kavramı, ırkçılık esasına değil, Anayasanın 66. ve 10. maddeleri ile çerçevesi çizilen “Türk Vatandaşlığı” kavramına ve “Eşitlik” ilkesine dayanmaktadır. Anayasa’nın 66/1.madde hükmüne göre, “Türk devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür”. Türk milleti bir ırkı değil, bu ülkedeki tüm vatandaşları ifade etmektedir ve bu topraklar üzerinde yaşayan bütün insanları kucaklayan bir kavramdır. Türklük kavramı etnik ve biyolojik değil, sosyolojik ve kültürel bir kavramdır. Irka aidiyet değil, ülkeye ve Türk Milletine mensubiyettir. Milli hassasiyet ve değerleri korumanın yaşamsal bir önem arz ettiği bilinci ile üniter yapı içinde yer alan “ tek dil - tek millet - tek bayrak ” kavramı hiçbir koşulda tartışmaya açılamayacağı gibi vatandaşlık tarifinden ve anayasadan çıkarılmaz. Üniter devlet yapımızı aşındıracak her adımın Türkiye’yi felakete götüreceği göz ardı edilmemelidir"

Açıklamada imzası bulunan odalar;

Çanakkale Baro Başkanı
Av. Bülent ŞARLAN

Adana Barosu Başkanı       Afyonkarahisar Barosu Başkanı
Av. MENGÜCEK GAZİ ÇITIRIK   Av. TURGAY ŞAHİN


Aksaray Barosu Başkanı  Ankara Barosu Başkanı
Av. LEVENT BOZKURT      Av. METİN FEYZİOĞLU


Antalya Barosu Başkanı   Artvin Barosu Başkanı
Av. ALPER TUNGA BACANLI    Av. İZZET VARAN

Aydın Barosu Başkanı Balıkesir Barosu Başkanı
Av. SÜMER GERMEN   Av. YAŞAR MEYVACI


Bilecik Barosu Başkanı  Bolu Barosu Başkanı
Av. HALİME AYNUR   Av. FERİT ATALAY

Burdur Barosu Başkanı  Bursa Barosu Başkanı
Av. YUSUF ÇİFTÇİ  Av. EKREM DEMİRÖZ

Denizli Barosu Başkanı
Av. MÜJDAT İLHAN


Düzce Barosu Başkanı   Edirne Barosu Başkanı
Av. ALİ DİLBER   Av. ÖZGÜR YILDIRIM

Erzurum Barosu Başkanı  Erzincan Barosu Başkanı
Av. FARUK TERZİOĞLU   Av. CAN TEKİN


Eskişehir Barosu Başkanı Gaziantep Barosu Başkanı
Av. RIZA ÖZTEKİN   Av. ALİ ELİBOL


Giresun Barosu Başkanı   Isparta Barosu Başkanı
Av. GÜLTEKİN UZUNALİOĞLU  Av. GÖKMEN HAKKI GÖKMENOĞLU

Karabük Barosu Başkanı  Karaman Barosu Başkanı
Av. RIDVAN ERDOĞAN   Av. BAYRAM ALİ BULUT

Kırşehir Barosu Başkanı  Konya Barosu Başkanı
Av. MEHTAP KARABURÇAK TUZCU Av. FEVZİ KAYACAN

Niğde Barosu Başkanı   Kütahya Barosu Başkanı
Av. HÜSEYİN DEMİRBİLEK  Av. M.SABİT ÖZDOĞLAR

Manisa Barosu Başkanı   Muğla Barosu Başkanı
Av. ZEYNEL BALKIZ    Av. MUSTAFA İLKER GÜRKAN

Tokat Barosu Başkanı    Trabzon Barosu Başkanı
Av. FARUK BOSTANCI   Av. MEHMET ŞENTÜRK


Zonguldak Barosu Başkanı
Av. İBRAHİM KEREM ERTEM

Barolar Birliği çevre felaketini yerinde inceleyecek


Türkiye Barolar Birliği ile Çanakkale Barosu tarafından düzenlenecek konferansta Kaz Dağlarında yaşanan talanı gözler önüne serilecek.  'Kazdağları ve Siyanürlü Altın Madenciliği' konulu konferans 13-14 Nisan tarihinde Kolin Otel'de gerçekleştirilecek. Konferans sonrası  14 Nisan Pazar günü Kazdağları ve çevresinde sondaj çalışmaları yerinde incelenecek.
 Konferansta Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Vedat Ahsen Coşar,  Çanakkale Baro Başkanı Av. Bülent Şarlan açılış konuşmalarını yapacak.


Konferansta ayrıca Çanakkale Barosu Çevre Komisyonu Başkanı Av. Ali Aydın Çalıdağ'ın yöneticiliğini  yapacağı 'Kazdağlarının Coğrafi Yapısı, Endemik Tür Zenginliği, Tarım ve Ormancılık Yönünden Önemi, Siyanürlü Altın Madeni İşletmeciliğinin Çevreye Etkileri' konulu  oturuma Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kenan Kaynaş, Orman Yüksek Mühendisi Doç. Dr. Yücel Çağlar ile Çanakkale Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı ve Çanakkale Çevre Platformu Dönem Sözcüsü Hicri Nalbat konuşmacı olarak katılacak.

Konferansta ayrıca, TBB Çevre Komisyonu Üyesi Av. Bedrettin Kalın'ın yöneticiliğini yapacağı ikinci oturuma TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Çanakkale Milletvekili Serdar Soydan, Ankara Barosu Av. Mehmet Horuş, Jeoloji Yüksek Mühendisi Tahir Öngür ve Gazeteci-Yazar Av. Metin Yeğin konuşmacı olarak katılacak.  3. oturumunda Kazdağları'nda altın madenciliği faaliyetlerinin canlılara ve halk sağlığına etkileri, hukuksal ve toplumsal boyutları irdelenecek. 3. oturumda belediye başkanı Ülgür Gökhan da konuşma yapacak.  Yöneticiliğini ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Zooteknik Bölümü'nden Prof. Dr. Türker Savaş'ın yapacağı oturumda ÇOMÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Coşkun Bakar, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Gazeteci-Yazar Özer Akdemir, İzmir Barosu'ndan Av. Ali Arif Cangı konuşmacı olarak yer alacak.

Kaz Dağlarına inceleme gezisi
Konferans sonrası katılımcılar   Kazdağları'na düzenlenen ve sondaj sahalarının da gezileceği bölgede incelemeler yapacak.